Her şeyi yapabileceğimi düşünüyordum, çok hızlı koşarsam yetişeceğime. Ağrım çok olduğunda yok sayarsam yok olabileceğine. Bir şey yok, dersem her şeyin çözüleceğine.
Öyle olmadı.
Hüsnüzan etmekle alacaklı olduğumuza inanmak, aynı şeyler değildir. Elbette ümit ederiz, dua ederiz, bekleriz. Mümin ümitsiz olmaz. Ancak mümin, ümit ettiği için her arzusuna kavuşmak zorunda olmadığını da bilir. Hüsnüzan etmek, güzeli beklemekte hiçbir beis yok. Fakat bekliyoruz diye istediklerimizin olacağına inanmak, olmadığı takdirde küskünlüğe sebep olur. Haksızlığa uğradığımızı düşünürüz. Çünkü Allah, hikmetiyle nimetleri pay eder. Bazıları, diğerinin yıllar boyu beklediğini hemen elde eder. Bazıları yıllar sonra, bazıları hiç. Hayatta herkes aynı acıları çekmez. Bazen şükür imtihanı vardır. Hiç büyük bir acı ve keder yaşamadan ömrünü tamamlayanlar da vardır. Acılarımızı hafifletmek için, mutlu insanların yalandan mutlu olduğunu düşünmek ne derece makul?