Fatma

Fatma
@ftmdmirr
Öğretmen
Lisans
206 okur puanı
Aralık 2020 tarihinde katıldı
Puan vermedi·83 syf.··
2020 17. kitabı
Herkese Merhabalar Bugün ise Stefan Zweig'ın "Satranç" kitabı incelemesi ile karşınızdayım. Benim kendisinin okuduğum ilk kitabı onun ise yazdığı son kitapmış. Bu kitabı yazdıktan sonra intihar etmesi kitabı daha da önemli ve çekici kılıyor. Sevgili Yazarımız, Hitler döneminin etkisinde kalan insanların psikolojik çöküşlerini etkileyici bir biçimde işlemiştir. Psikolojik tahlillerin ve betimlemelerin yoğun olduğu bu kitap önce anlaşılması güç gelebilir lakin ilerledikçe sizi içine alıyor. Okudukça sarsan ve derinleşen olağanüstü bir kurguya tanık olacaksınız. Kitabı biraz özetleyeyim o halde. New York’tan Buenos’e giden bir yolcu gemisinde yolcular arasında bulunan bir milyoner , dünya satranç şampiyonu Mirko Czentovic’e , ücret karşılığı bir parti satranç oynamayı önermesiyle hikayemiz başlar. İkisinin oyununu izleyen Dr.B oyun sırasında kendini tutamayıp bu ikilinin oyununa dahil olunca şampiyonla yarışması teklif edilir. Dr.B bu durumu kabul edemeyeceği açıklar ve hikâyesini anlatmaya başlar: Babasıyla işlettiği avukatlık bürosunda, hükümetten gizli işler yaptığı gerekçesiyle tutuklanır. Yalnız hapishaneye atılmaz bunun yerine bir koltuk ve dolap bulunan bir odaya hapsedilir. Yalnızca sorgu için çıkartıldığı bu odada uzun süre kalarak beyin fonksiyonlarını yitirmeye başlar. Yine bir gün sorgu için bekletildiği oda da tesadüf eseri gördüğü işkencecisinin cebinden çaldığı satranç kitabıyla çok mutlu olur. Çünkü artık zihnini meşgul edecek bir şey bulmuştur... Tam da burada geçen bir alıntı paylaşmak istiyorum. Sonunda yalnızdım ve artık asla yalnız olmayacaktım! (s.47) daha fazla anlatmak istemedim sürpriz olsun. Yazarımızın ileri derecede yalnızlık ve ruhsal bulanımlarla boğuştuğunu görebilirsiniz. Hiçliğin ve çaresizliğin içinde kıvranan bir ruha şahit
Edebiyat
SatrançStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020279,1bin okunma
Reklam
9/10
·88 syf.··
2021 2. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 19 Şubat 2021 20:46
Harika bir kitabın, incelenmesiyle karşınızdayım. Öncelikle yazarımızın bu kitapla paralel olarak ilerleyen bir eserinden alıntı ile başlayacağım. Yani Beyaz Zambaklar Ülkesinde'n: "Herkes hayattan sadece bir şeyler almaya bakıyor. Fakat kimse hayata bir şeyler katmayı düşünmüyor. Hayata birer bencil, yağmacı ve sömürücü olarak atıyorlar. Hayatın anlamını da bu sömürüde buluyorlar." (s.84) Peki neden bu alıntı ile başladığımı merak edeceksiniz. Petrov'un İdealist Öğretmen kitabı tam da bu noktaya ışık tutuyor. Eğitilmeyen, hor görülen ve aşağılanan halkın birer bencil ve yağmacıya dönüştüğünü gözlemleyebilirsiniz. İmkansızlık ve sürekli alkol tüketen bir toplumun temizlikten uzak, pislik içinde, hastalıklarla boğuşan, oluşamayan aile yapısı ile mahfolan hayatlarını gözler önüne seriyor. Bu kitapta da Beyaz Zambaklar Ülkesinde olduğu gibi alkole karşı açtığı savaşa tanık olacaksınız. Bu savaşın sebebi nedir? Hiç düşündük mü? Sevgili Raçinski bu sorularımıza cevap veriyor. O halde Raçinski demişken kitabın içeriğinden bahsedelim. Moskova Üniversitesi'nde çok ünlü ve çok başarılı olan Matematik Profesörü Raçinski'nin herkesin imrenerek baktığı mesleğinden istifa etmesiyle olaylar gelişiyor verdiği bu karar sonunda çevresinden ve arkadaşlarından inanılmaz tepkiler almıştır. Fakat Raçinski, o dönemin Rusya'sında yaşadığı zorluklara ve çevresindeki insanların büyük tepkilerine rağmen ideallerinden vazgeçmeyip keşfedilmeyen cevherleri ortaya çıkarmak için büyük mücadele verir. Adeta Nazım Hikmet'in "Sen yanmazsan ben yanmazsam biz yanmazsak nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa." dercesine sanki bu söz onun için ve o dönemde yazılmış gibi onun ışığında yoluna devam etmiştir. Halkın eğitilmesinin önemini sürekli altını çizerek vurgulamıştır. Çünkü eğitilmeyen, bilgilendirilmeyen
Edebiyat
İdealist ÖğretmenGrigory Petrov · Koridor Yayıncılık · 20177,8bin okunma
9/10
·184 syf.··
2020 16. kitabı
Bir yaşamın acısı, mutluluğu ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi. Duygular o kadar güzel işlenmiş ki, insan okurken göz yaşlarına hakim olamıyor. Son olarak, "Çocuklarımıza güzel geçmişler armağan edelim." Kitabı okuyunca ne demek istediğimi anlayacaksınız.
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022275bin okunma