Yazar, buyurun bir de benim hayatımı dinleyiniz diye yazdığı kitabında, ilk sayfasıyla dikkatleri ustaca üzerinde topluyor. Bir anda o yıllarda ve betimlediği her anda yer alıyorsunuz. Artık siz başrolsünüz ve yaşanılanlara kayıtsız kalamazsınız. Ara ara bu düzeni iyileştirme çabasına girdiğinizi fark edebilirsiniz ki bu durum olayların gerçek ve zorlu oluşunun etkisinden kaynaklanıyor.
Yazar yirmili yaşlarına kadar nasıl bir yoksulluk içerisinde büyüdüğünü ve ne zorluklar çektiğini bu kitap sayesinde dünyaya duyurmuş.
Tarih boyunca savaşlarının yıkıp döktüğü zamanın üzerine hayatlar yaşamak hiç bir toplum için kolay olmamış, aynen Frank McCourt’un hayatı gibi. Ailesine gelince, anne sorumsuz eşinin de yükünü sırtlanmış bir hayat mücadelesi içerisinde. Zorlu hayat şartlarına dayanamayan minik yüreklerin acıları anne için hiç de kolay değil.
Yoksulluk nedir, nasıl yaşanır; sonuna kadar bu kitapta hissedeceksiniz. Okurken üzülecek ama bir an önce bitirmek isteyebileceğiniz bir kitap.
Şimdi siz karar verin okumalı mısınız bu kitabı !