fatma

Puan vermedi·226 syf.··
2026 1. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Ocak 2026 16:12
kitabın mutlu sonla bitmesi öyle iyi geldi ki. onca mücadele, bekleyiş, çekilen acılar ve haksızlıklar hep boşa gidecek diye çok korktum. Hayatın toz pembe olmadığını biliyorum ama bu her şeyin tepetaklak olacağı anlamına gelmiyor. her şeye umutsuzlukla bakılmasına çok karşıyım. ayy çok sevdim kitabı ya çok mutlu oldum, belki de yeni bir aşık olduğumdandır belki de Rosa ve Cornelius arasındaki ilişki hoşuma gittiği için böyle hissediyorum Kitapta ana karakter Cornelius siyasi olaylara kurban gider ve haksız yere hapse atılıyor. hapishanede zindancının kızı ile tanışır. Rosa. Cornelius Rosa’ya okuma yazma öğretir ve zamanla aralarında çok güçlü bir sevgi oluşuyor. Rosa, Cornelius hapisteyken Siyah Lale yetiştirmek ve ödül kazanmak için uğraşır. Yazar bizi alıp götürüyor öyle sürükleyici öyle akıcı bir kitap çok severek beğenerek ve tavsiye ederek okuyacağınıza eminim.
Siyah LaleAlexandre Dumas · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202319bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·216 syf.··
2025 41. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 12 Aralık 2025 23:31
ilk okumaya başlandığında çocuk kitabı gibi görünse de ilerledikçe her yaştan okurun okuyabileceği bir eser olduğunu anlayabiliyorsunuz. Okumaya başlarken çocuk kitabı ya bu dedim ama Yaşar Kemal yazdıysa vardır bir bildiği diyerek okumaya devam ettim. Kitapta Filler Sultanı ormandaki tüm canlılara hükmetmek isteyen bir sultan ve asla gözü doymuyor. Kırmızı Sakallı Topal Karınca ise çok akıllı ve cesurdur. Sultanın yaptığı tüm haksızlıklara karşı çıkar. Kitapta ilerledikçe ezen ve ezilenler arasındaki ilişkiyi, cahilliğin getirdiği olumsuzlukları, güçlenince gelen doyumsuzluğu, ezilenlerin zamanla köleliği benimsemesi ve sorgulamamasının ne kadar önemli olduğunu görüyoruz. Yaşar Kemal çok sade bir şekilde toplumsal bir eleştiri yapmış kitapta. Vermek istediği mesaj o kadar açık ki. bu yüzden okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Keyifli okumalar.
Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal KarıncaYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202515,7bin okunma
Penceresiz Ev yani Kadınlar Hapishanesi
Puan vermedi·496 syf.··
2025 40. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 07 Aralık 2025 17:01
“Asıl penceresiz olan hapishane değil; toplumun kadınlara açtığı hayattır.” Penceresiz Ev tam da bu cümlenin ağırlığını taşıyan bir roman. Afganistan’da kadınlar için hapishane, çoğu zaman dışarıdaki hayattan daha güvenli bir sığınak hâline geliyor. Çünkü bu duvarların ardında bulunan kadınların neredeyse hiçbiri gerçek anlamda suçlu değil; şiddetin, törenin, aile baskısının ya da zorla evliliğin kurbanı hepsi. Romanın merkezinde dört çocuk annesi Zeba var. Kocası öldürülmüş olarak bulunuyor ve Zeba, sadece olay yerinde “eli kanlı” bulunduğu için suçlanıyor. Kadın olduğu için söz hakkı tanınmıyor. Tam da bu noktada Avukat Yusuf ile yılları kesişir. Onun inancı ve mücadelesi, değişimin her zaman küçük bir umutla başladığını hatırlatıyor. Yazar, Afganistan’daki ataerkil düzeni, adalet sisteminin çarpıklığını ve kadınların maruz bırakıldığı baskıyı çarpıcı bir gerçeklikle aktarıyor. Hem duygusal hem de sarsıcı bir anlatım var; okur, kadınların yaşadığı çaresizliğe tanık oldukça öfke ve hüzün arasında gidip geliyor. Tüm bu karanlığa rağmen hikâye, sonunda bir umut ışığı sunuyor. Yalnız, finalin biraz hızlı ve “oldu bittiye” getirilmiş hissi verdiğini de söylemek gerek. Yine de Penceresiz Ev, okunmaya değer, etkileyici bir roman. Keyifli okumalar.
Penceresiz EvNadia Hashimi · Arkadya Yayınları · 2020600 okunma
Puan vermedi·408 syf.··
2025 26. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2025 09:07
Auschwitz Kütüphanecisi savaşın acımasız gerçeklerini anlatırken aynı zamanda umudun, cesaretin, bilginin gücünü vurgulayan bir roman. Ve Birkenau toplama kampında geçen gerçek bir hikayeye dayanan etkileyici bir romandır. Ana karakterimiz Dita kampın içinde çocuklar için gizlice yürütülen bu kampta görev alır. En önemli görevi ise kitapları saklamak ve okunmasını sağlamak. Nazilerin kitap okumasını yasakladığı böyle bir yerde Dita bu sorumluluğu üstlenerek büyük cesaret göstermiş. Kitaplar onun için sadece bilgi kaynağı değil aynı zamanda özgürlüğün sembolüdür. kampın zor koşulları, babasının ardından annesinin kaybı ve ölüm tehdidi altında yaşayan Dita umudun gücüne tutunarak hayatta kalmaya çalışır. Kitabın dili zaman zaman yalın, zaman zaman ise duyusal olarak yoğun.
Auschwitz KütüphanecisiAntonio González Iturbe · Pegasus Yayınları · 20232,903 okunma
Puan vermedi·116 syf.··
2024 57. kitabı
Koskoca 40 yıl, dile kolay. Jean Louis, kaybettiği eşinden , onunla geçmişte yaşadığı güzel anılardan, mücadele ettiği zorluklardan, onun yokluğuyla birlikte başa çıkmaya çalıştığı şeylerden... bahsediyor. Ve bahsettiği olaylar cümleler o kadar gerçek ki hem size dokunuyor, içinizi acıtıyor hem de yüzünüzde tatlı bir tebessüm oluşmasına sebep oluyor. Yer yer eşi hayattayken ona söyleyemediklerini anlatıyor yer yer bazı itiraflarda bulunuyor. Bir gün yazdıklarını eşi okur umuduyla yazıyor hep. Kitapta çok etkilendiğim bir bölümü sizinle paylaşmak istiyorum. "Hatırlıyorum neredeyse her gece uyandığımda nefes alıyor musun diye bakardım ya da bedeninin soğumuş mu diye yoklardım." daha karısı hayattayken onu kaybedebilme korkusu yaşayan bir adam. Bu durumu henüz yaşamamış olmamız bir gün yaşamayacağımız anlamına gelmiyor ve bazen unutuyoruz hiç ölmeyecekmişiz gibi yaşıyoruz ya da bazı şeyleri elbet bir gün yaşarız deyip erteliyoruz sevdiğimiz insanlara karşı. Şu an sevdiğiniz kim varsa o hâlâ hayattayken kıymetini bilin, ona söylemek istediklerinizi söyleyin, ona karşı olan sevginizi dolu dolu hissettirin. Yazar bize yaşadığı acıyı o kadar içten bir dille aktarıyor ki tüm kitapları okumak istiyorsunuz. Sanırım ben tüm kitaplarını okuyacağım. Okuyacaklara şimdiden keyifli okumalar.
İnsan ve Duygular
DulJean-Louis Fournier · Yapı Kredi Yayınları · 20256,6bin okunma