Filozof Michel Onfray La Puissance dExister [Var Olmanın Gücü] adlı kitabında söyle der: "Çağdaş sanat galerileri çağımızın kusurlarını rahatlıkla sergiliyorlar." Sanat adı altında sunulan bu fesatlık çağımızın kusurlarından biridir, dolayısıyla da insan zekâsında bir gerilemeye işaret eder. Güzelliğin hor görülmesinin yaygınlaşması, yeteneğe karşı açılan savaş, tekniğin ve el işçiliğinin küçümsenmesi sanatı uygarlığımızın bir defosu haline indirgemekte.
Sanatı yok etmek için dayatılan dogmaların en zararlısı budur. Beuys'un talep ettiği gibi sanatsal yaratıyı demokratikleştirmek, vasatlığı da demokratikleştirerek onu çağdaş sanatın kimliğini belirleyen bir simgeye dönüştürmüștür. Oysa herkes sanatçı olmadığı gibi belli okullarda okumak da bizleri sanatçıya dönüştürmez. Sanat kendiliğinden ortaya çıkan bir sey değildir, sanat emek ve adanmışlğın
sonucudur, yeteneğin binlerce saat boyunca uğraşarak şekillendirilmesiyle ortaya çıkar. Hepimizin sanat hassasiyeti olabilir, ama sanatçı olmakla sanat yaratmak arasında koca bir uçurum vardır.
İhtiyacımız olan sanattır, boş insanlar değil. Fakat nasıl eskiden din adına korkunç suçlar işlendiyse şimdi de her şeyin sanat olabileceği inancı adına sanat mahvedilmektedir.