Ölçü her yerde
9/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2026 27. kitabı
İmamı Gazali, döneminin eşsiz mütefekkirlerinden biri olduğu ve bu sebeple Hüccetül İslam sıfatıyla vasıflandığı bir gerçektir. İslamın Delili sıfatını etiket olarak almasına sebep olan vasfı ise nerdeyse tüm konuları basit bir denklem haline getirip aptala anlatır gibi, ehli inkara izah etmesidir. Bu izahlar müminin imanını artırırken, kafirin aklını ilzam etmektedir. Mizanül amel kitabı da, bu basit denklemlerden oluşan bir eserdir. Hangi amelleri işlersem hem dünyada hem ahirette mutlu olurum bunu o kadar güzel izah ediyor ki isterseniz inançsız olun hak veriyorsunuz. Gazali bu kitapta amelden kastı sadece namaz, oruç, hac gibi ibadetler değil, amel ile nefsani arzuların terbiye edilmesini, öfkenin dizginlenmesi ve bu niteliklerin kontrol altına alınmasını kastetmektedir. “Akıllı insan peşin olan az miktarı ileride gelecek olan kat ve kat fazlasını elde etmek için terk eder” der Gazali. Bu sebeple insanın sahip olduğu duyguları nasıl dengede tutması gerektiğinin dersini verir. Temelde insanın üç kuvvesi vardır (Akıl, Öfke, Şehvet), bu üç kuvve ifrat(Cerbeze, Tehevvür, Fucur) ve tefrit (Ahmaklık, Korkaklık, İştahsızlık) mertebelerinden uzak ve dengede (Hikmet, Şecaat, İffet) kalırsa eğer insan davranışlarını mükemmelleştirmiştir. Kitaptan bende kalan cümleler; -Ebedi ve yüksek nimetleri elde etme kudretine sahip olduğu halde fani ve düşük şeylere razı olan kişinin aklında kusur vardır, bedbahtlığından ve yüz çevirmesinden dolayı da bu lezzetten mahrum kalmıştır. -Mide, kuvvelerin menbağıdır. -Bir kişinin maksadı, faziletleri elde etmek ve Allah’a yakınlık kesb edip O’nun rızasını elde etmeye çalışmak olmadığı sürece iffet tamamlanmış olmaz. -Sen ilme bütününü vermedikçe ilim sana bir parçasını vermez. -Hakkı insanlar vasıtasıyla tanımayın, siz hakkı tanıyın sonra
1000Kitap
Amel, Ahlâk ve Saadetİmam Gazali · Albaraka Yayınları · 202428 okunma
El Kızı
10/10
·400 syf.··
2026 5. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 22 Şubat 2026 12:34
Boyu batasıca Mazhar, aradan dereye giden Nazan, kadersiz Haldun, fitne fücur Hacer, bar kızı Neriman, yalamıkçı Naciye ve kocası Rıza… Şimdi bu karakterleri alın Cumhuriyet’in ilk yıllarında varolan bir konağın içine yerleştirin ve toplumsal yapının gerekliliğine uygun olarak çetrefilli bir aile tablosu çizin. Orhan Kemal’in o muazzam kalemiyle birleştirin. Oldu mu size Türk aile yapısında görülebilecek en trajik romanlarından biri. Her karakter kendine özgü olan davranışları sergilese de kızmaktan kendinizi alamayacağınız bir okuma olacak derim ve sabır dolu okumalar dilerim.
Duygu ve Düşünce
El KızıOrhan Kemal · Everest Yayınları · 202615,4bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Kaderle Kiracı Olmak
8/10
·678 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 10 Ocak 2026 10:17
❝Kul, küçüldükçe küçültür.❞ Bir kitap incelemesiyle geldim. Açık konuşayım, kitap uzun ve ben okurken o kadar keyif aldım ki tek solukta bitirmek istemedim. Bilerek ağırdan aldım. Sindire sindire okunacak türden. Kitap, toplumsal sorunlara ve ilişkilere dair ciddi mesajlar barındırıyor. Din, bastırılmışlık, ahlak–etik değerler ve bunların yarattığı ikilemler kitap boyunca kendini hissettiriyor. Yazarların yazdıkları konuyla yer yer kendi içlerinde çelişmelerine falan özellikle girmeyeceğim. Sırf eleştirmiş olmak için eleştirmek istemiyorum. Ben bir kitabı elime aldığımda beni sarmasını, içine almasını, okurken keyif vermesini beklerim. Bu kitap bunu yaptıysa, benim için mesele kapanır. Kısacası sevdim. Kahkaha attığım, hüzünlendiğim, sevindiğim ve sorguladığım birçok sahne vardı. Konuya gelirsek… Baş karakterimiz Hindoloji mezunu (Özür dilerim Berna ama : ahahhaha ). Halasının kocasının bağlantısı sayesinde İstanbul’da prestijli bir şirkette staj yapma hakkı kazanıyor. Aynı zamanda yıllarca babasının annesini öldürdüğü yalanıyla kandırılmış, babaannesi ve halasının himayesinde büyümüş bir kız. Kitap boyunca halasının, yeğenini kendi çocuklarından bile fazla sevmesi ve onu şımartmaması bana hep biraz ütopik geldi. İnsanın içinden “millette ne halalar var” dedirtiyor. Bizimkilerde anca fitne fücur… Neyse. Bonkörlüğün altında aslında oldukça acı bir neden yatıyor ama kitabın sırrını burada deşifre etmeyeyim. Bu kızımız, staj süresince halasının evlerinden birinde, site içinde bir evde başka bir kadın kiracıyla yaşayacaktı. Gel gelelim, “kadın” sandıkları kiracı bir bakıyorsun İrlanda Merkez Bankası Başkanı Felix Harold çıkıyor. Meğerse adamın asistanı evi onun adına kiralamış falan. Sonra diyorlar ki Türkler bilim kurgu yazamıyor… ahaha. Aile sitesi ortamı,
1000Kitap
Kayıp KiracıŞehnaz Haşimoğlu · Lapis Yayıncılık · 2025148 okunma
Puan vermedi·127 syf.··
2025 629. kitabı
Yeryüzünde Kötülük Odakları : Kabil – Zübeyir Yetik'in Karanlık Miras Üzerine Bir DerinleşmeZübeyir Yetik'in kalemi, İslamî düşünce geleneğinin derin sularında yüzmeyi seven okurlar için her zaman bir pusula gibidir. "Yeryüzünde Kötülük Odakları" serisinin ikinci cildinde –ya da serinin dördüncü halkasında, Kabil odaklı bu bölümde– Yetik, insanlığın en eski yaralarından birini, kıskançlığın zehirli meyvesini masaya yatırıyor. bu eser, serinin genel ruhunu taşıyor: Tarihî figürleri birer ayna gibi kullanarak, kötülüğün kökenlerini sorguluyor. Kabil, bu seride sadece bir isim değil; insan nefsinin ilk karanlık gölgesinin somutlaşmış hali. Yetik, bu kitabı kaleme alırken, Kur'an-ı Kerim'in Habil ve Kabil kıssasını merkeze alsa da, onu evrensel bir trajediye dönüştürüyor. Okurken, sayfalar arasında dolaşan o ağır hava, adeta Adem'in çocuklarının gölgesinde bir fısıltı gibi: "Neden ilk kan, neden kardeş eliyle?"Serinin yapısını kısaca anımsatmak gerekirse, Yetik kötülüğü bir odaklar zinciri olarak ele alıyor. Şeytan'dan başlayıp Nemrut, Firavun ve Ebu Cehil'e uzanan bu dizi, her figürü bir kötülük tipolojisinin temsilcisi yapıyor. Kabil ise bu zincirin en dokunaklı halkası. Neden mi? Çünkü kötülük burada soyut bir kavram olmaktan çıkıp, aile sofrasının ortasına oturuyor. Kitap, Kabil'in hikâyesini kronolojik bir anlatıdan öte, psikolojik ve teolojik bir diseksiyon olarak işliyor. Yazar, kıskançlığın tohumlarını nasıl ektiğini, Allah'ın kabul ettiği kurban karşısında reddedilen hasadın nasıl bir intikam ateşine dönüştüğünü adım adım açıyor. Ama Yetik'in gücü, sadece olayı retold etmekte değil; onu günümüze bağlamakta yatıyor. Kabil'in eliyle dökülen kan, bugün hâlâ kardeşler arası rekabetin, toplumsal kıskançlıkların ve adaletsizliğin bir metaforu olarak
Edebiyat
KabilZübeyir Yetik · Beyan Yayınları · 19855 okunma
CADI GAZINA GELEN MACBETH
8/10
·142 syf.··
2025 4. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2025 01:22
Kitabı okurken garip bir şekilde çok eğlendim. Kitabın hırslı , gözü dönmüş ana karekteri Macbeth.( ondan daha hırslı karısı Lady Macbethi unutmamak lazım) Evet, Macbeth, Shakespeare’in “kral olacağım diye kendini kaybeden adam” hikâyesi.Macbeth, cadılardan “Kral olacaksın reis !” kehanetini duyunca gözleri dolar, kendinden geçer, hemen Game of Thrones’a bağlar. Kral Duncan’ı “uyurken rahat rahat öldürürüm” diye düşünür, ama sonrasında uyuyamaz tabii :)) Kitap boyunca favori karakterlerim üç cadı olmuştur:) Her şey onların başının altından çıkıyor :D Üç cadı tam bir Pinterest ana ekrandan çıkmış gibi davranıp “Kral olacaksın, kral olduktan sonra beter olacaksın, Bırak da kehanetler gerçekleşsin” diye gaz veriyor. Macbeth de tıpkı Instagram’daki “Yengeç burcu( benim burcum ) , bu hafta aşk var” fallarına kananlar gibi, cadıların kehanetini ciddiye alıyor. Bir kadın kocasını vezir de eder,rezil de eder sözünün kitaba uyarlanmış hali; bir kadın kocasını kral da eder ,kellesini de uçutturur. = FİTNE FÜCUR LADY MACBETCH Lady Macbeth, tam bir “akşam yemeği sonrası plan yapan” Macbethi azmettiren kişi( cadılar en azından ortaya laf attı ve gitti :)) Bak kocacım, öyle yazmışlar ama tek başına kral olamazsın, Duncan’ı uyurken vurman lazım!” diyor. Tabii Lady Macbeth’in ısrarla el yıkattığı kısım da var: Kadın resmen deterjan reklamına bağlamış, ellerindeki kan lekesini çıkarmaya çalışıyor. Macbeth’in kral olduğu gibi kellesi de uçuyor. “Güç insanı mahveder” mesajını kalın puntolarla veriyor Shakespeare. Yani “Hırsın varsa başın da belada” diyor adeta. :((( SONUÇ OLARAKKKK Macbeth, hırs, paranoya ve içsel çöküşün tiyatro sahnesindeki en harika halidir. Cadılar, halüsinasyonlar ve deterjan lekeleriyle dolu bu kara komedi, insanın güce duyduğu açlığın nelere yol
Duygu ve Düşünce
MacbethWilliam Shakespeare · Remzi Kitabevi · 196729,5bin okunma
6/10
·79 syf.··
Beğendi
·
2025 12. kitabı
·
34 günde okudu
·
Okunma: 24 Şubat 2025 23:08
Gurbet Hikayeleri Eser 1940’ta yazılmış Refik Halid Karay Kimdir? Refik Halid Karay, 1888'de İstanbul'da doğmuş ve 1965'te (77 yaşında) vefat etmiş bir Türk yazar ve hikayecidir. Galatasaray Sultanisi (Galatasaray Sultanisi, Osmanlı İmparatorluğu döneminde kurulmuş bir okuldur ve Avrupa'da yaygın olan Fransız eğitim modeline dayanır. Lise seviyesinde eğitim verir ve öğrencilere hem Türkçe hem de Fransızca eğitim sağlar. Ayrıca, yabancı dil olarak İngilizce, İtalyanca ve Latince gibi diller de öğretilir.) ve Hukuk Mektebi'nde eğitim görmüş, 1909 yılında yazarlığa başlamıştır.(21 yaşında) İttihat ve Terakki döneminde yazıları nedeniyle sürgün edilmiş ve 1919-1938 yılları arasında Beyrut ve Halep'te yaşamıştır. Bu dönemde *Memleket Hikayeleri* (1919) ve *Gurbet Hikayeleri* (1940) gibi eserler yazmıştır. 1938 yılında affedilmiş ve ülkesine dönmüş, İstanbul'da vefat etmiştir. 17 HİKAYE YARA/1938-Şişli *Yara* hikayesi, Sultan Hamit döneminde Suriye'deki bir çöl çiftliğinde geçen olayları anlatır. Çiftlik müdürü, dört silahlı Bedevi'nin geceyi geçirmek için çiftliğe sığınmasıyla karşılaşır. Bu Bedevilerden biri yaralıdır ve Şeyh, zeytinyağı kullanarak yarayı tedavi etmeye çalışır. Tedavi sırasında yaralı büyük acılar çeker ancak dayanıklılık gösterir. Sabaha karşı yaralı iyileşir ve Bedeviler teşekkür ederek ayrılır.
Gurbet HikayeleriRefik Halid Karay · İnkılap Kitabevi · 20231,417 okunma