Kitabı okurken garip bir şekilde çok eğlendim. Kitabın hırslı , gözü dönmüş ana karekteri Macbeth.( ondan daha hırslı karısı Lady Macbethi unutmamak lazım)
Evet, Macbeth, Shakespeare’in “kral olacağım diye kendini kaybeden adam” hikâyesi.Macbeth, cadılardan “Kral olacaksın reis !” kehanetini duyunca gözleri dolar, kendinden geçer, hemen Game of Thrones’a bağlar. Kral Duncan’ı “uyurken rahat rahat öldürürüm” diye düşünür, ama sonrasında uyuyamaz tabii :))
Kitap boyunca favori karakterlerim üç cadı olmuştur:)
Her şey onların başının altından çıkıyor :D
Üç cadı tam bir Pinterest ana ekrandan çıkmış gibi davranıp “Kral olacaksın, kral olduktan sonra beter olacaksın, Bırak da kehanetler gerçekleşsin” diye gaz veriyor. Macbeth de tıpkı Instagram’daki “Yengeç burcu( benim burcum ) , bu hafta aşk var” fallarına kananlar gibi, cadıların kehanetini ciddiye alıyor.
Bir kadın kocasını vezir de eder,rezil de eder sözünün kitaba uyarlanmış hali; bir kadın kocasını kral da eder ,kellesini de uçutturur. = FİTNE FÜCUR LADY MACBETCH
Lady Macbeth, tam bir “akşam yemeği sonrası plan yapan” Macbethi azmettiren kişi( cadılar en azından ortaya laf attı ve gitti :)) Bak kocacım, öyle yazmışlar ama tek başına kral olamazsın, Duncan’ı uyurken vurman lazım!” diyor. Tabii Lady Macbeth’in ısrarla el yıkattığı kısım da var: Kadın resmen deterjan reklamına bağlamış, ellerindeki kan lekesini çıkarmaya çalışıyor.
Macbeth’in kral olduğu gibi kellesi de uçuyor. “Güç insanı mahveder” mesajını kalın puntolarla veriyor Shakespeare. Yani “Hırsın varsa başın da belada” diyor adeta. :(((
SONUÇ OLARAKKKK
Macbeth, hırs, paranoya ve içsel çöküşün tiyatro sahnesindeki en harika halidir. Cadılar, halüsinasyonlar ve deterjan lekeleriyle dolu bu kara komedi, insanın güce duyduğu açlığın nelere yol