Funda Sağ

Japonlar değer verdikleri bir eşya kırıldığında, kendilerine bakmayı sevdikleri bir ayna ya da anneannelerinden miras bir vazo mesela, tamir ederlerken kırılan parçanın yerini altın tozu ile doldururlarmış. Hiç kırılmamış gibi görünmesini değil, aksine kırılıp yapıştığı yerin parlamasını isterlermiş. Bir eşya, bir insan, bir ruh yaralandığında, yüklendiği hatıraların, kıymetini artırdığına inanırlarmış. Bir defa kırılan artık kırılmıştır, haklısın. Ama kendine ve hayata tutunmak için mücadele ettiği kadar güçlüdür de. Düştüğümüz yerde kırık mı kalacağız, yoksa parçalarımızı birleştirip yeniden tam olmak, başka türlü bir tam olmak için çabalayacak mıyız, mesele o.
Sayfa 434 - Hep Kitap·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
İhtiyarlar kendilerini genç hissedebilmek için kendilerinden yaşça küçük herkesi çocuk sayar.
Sayfa 386 - Hep Kitap·Kitabı okudu
... bir şey diyecek gibi dönüp bana baktı. Ama demedi. Aynı şeyleri düşünmüş olmalı, susuşunun tonundan anladım.
Sayfa 375 - Hep Kitap·Kitabı okudu
Durduk yere kafa karıştırıp, sonra da üstüne vazife gibi hayat dersine soyunanlardan yılmıştım. Herkesin kendinden başka her şeyle ilgili fikri vardı.
Sayfa 356 - Hep Kitap·Kitabı okudu
İşin doğrusu öyle aman aman aç değildik ama aç kalmaktan ödümüz kopmuştu bir kere. Korku illeti her zaman nesnesinden daha güçlüydü neticede.
Sayfa 334 - Hep Kitap·Kitabı okudu