Funda Sağ

Bazı gereksinimlerin zamanı oluyor hayatta. O zaman geçince giderilmemiş ihtiyacın yerini karanlık bir ağırlık alıyor. Yokluk boşluğa, boşluk ağırlığa dönüşüyor. Sonra artık ne yapsan başa dönülemiyor.
Sayfa 102 - Hep Kitap·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kendince beni korumak için öyle berbat bir yol seçmişti ki ruhumda bir ömür paranoyalardan paranoyalara koşacak, herkesten şüphe duyup en az kendine inanacak, bu yüzden de en çok kendine batıp içini kanatacak uğursuz dikenler yeşertmişti. Bizim küçük tragedyamızda en nihayet kral babam, onu yeterince sevmediğimi düşündüğü için öfkelendi ve kalbinin kutsal topraklarından beni ilelebet defetti. Üstelik mutlak iktidarının boyunduruğuna girmemek özgürleştirmedi beni aksine sığınacak bir kalp aradığım uzun yıllar boyunca için için güdülen gizli bir efendinin hayali ile köleleştirdi. Kral babalarına ulaşamayan kızların uyduruk prenslerin peşine takılmasının ilk örneği değildim tabii.
Sayfa 102 - Hep Kitap·Kitabı okudu
Galiba zamanın göreceliği en çok aşkta, savaşta, bir de hastalıkta ortaya çıkıyor. Dünyanın kalanı için akrep üç aşağı beş yukarı benzer şekilde soksa da, bu üç grupta ayakta kalmaya çalışanlar için zehrini başka türlü akıtıyor. Ölüm anının bir ömrü hatırlamaya yetecek kadar uzun sürmesini ya da sevgiliyle geçen bir saatin bir dakika, ondan ayrı bir dakikanın bir yıl gibi hissedilmesini nasıl açıklar insan yoksa? Yahut hastaların, hasta yakınlarının akmak bilmeyen zamanın içinde ağır ağır eriyişini mesela.
Sayfa 86 - Hep Kitap·Kitabı okudu
Mezarlık gezmeyi oldum bittim severim. Ogo ricamı kırmayınca kısa bir mola verip içeri süzüldük. Bazı mezarların başında irili ufaklı mermer heykelcikler ve aziz, azize ikonaları vardı. Hemen giriş kapısının önündeki bilhassa ilgimi çekti. Devasa kanatlarını açmış bir melek, sol elinde tuttuğu gül demetinden çektiği tek goncayı, sağ eliyle mezarın sahibine doğru uzatıyordu. Meleğin yüzünde buruk bir tebessüm kımıldanıyordu. Ölümün, yaşamın zehrini söken bir panzehir olduğunu hissettiren bir teselli. Gel ve güller dökülsün üstüne. Burada incitemez artık seni hiç kimse.
Sayfa 70 - Hep Kitap·Kitabı okudu
Eskiden hikâyemi garipsemez, sağından solundan fışkıran garabeti teşhis edemezdim. İnsan, içine serpildiği hakikati, başkaları için ne kadar tuhaf olursa olsun tabii sanıyor. Ben de sudan çıkmış balık, denizde doğmuş köstebektim ve bütün köstebeklerin suda, bütün balıkların karada yaşadığına inanıyor,nefesim kesildiğinde, herkesin nefesi kesilir, solumanın tabiati böyledir zannediyordum.
Sayfa 60 - Hep Kitap·Kitabı okudu