Sözcüklerin büyüsü dedim. Aman ne büyük laf!
Çoktan kayboldu o büyü artık. Biz büyürken sanki gizli bir el, sonsuzluğa yazılmış sandığım bütün o sözcükleri alıp gitti, yerine ilkellerin anlaşmasına yetecek basitlikte elektronik bir sözcük bıraktı.
Gittikçe kısalan cümlelerle, gittikçe hızlanan anlatım biçimleriyle, yüzyıllarca yazılsa da tam olarak anlatılamayan bir duygunun bir şarkıda en basit haliyle tekrarlanmasıyla yetiniyor mu herkes artık?
Sanırım evet, yetiniyor.
Beni büyüleyen her zaman sözcükler oldu.
Bazı insanlar herşeyi görerek anlar. Bense hayatı, anlatılanlardan, kendi kafamda kurduğum cümlelerden anlamayı seçtim.
Sözcükler hayal gücünüzü kullanmanızı sağlar, görüntülerse sınırlar.
Ama sözcükler gerçek değildir.
Ama şimdi tam da buna ihtiyacım var: bir çocuğun dünyanın alabildiğine basit yollu kör inancına, kötü bir niyetimin olmadığına, bunların hiçbirinin benim hatam olmadığına inanmaya.