fûrey'a

''...Hasretin, gurbetin, sevdanın, delikanlı heyecanların memleketten getirilmiş ve yurt köşelerinde pişirilmiş kekik kokulu çorbaların, yün çorapların ve fakülte koridorlarında yankılanan, coşku ile tekrarlanan, tekrarlanan bu sözlerin, hatıraların yumağı...''
Sayfa 33 - Dergâh Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Bizim hareketimiz, mesuliyet hareketidir: Davamız hayata uymak değil, hayatımızı Hakk'a uydurmaktır...
Sayfa 32 - Dergâh Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
İşte bu saatleri seviyordu. Serinliği, sessizliği, yıkanmış temizlenmiş, gelin gibi başını eğmiş gelincikleri.
Sayfa 27 - Dergâh Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Güzel bir yol. İki tarafından ekin tarlaları uzanırdı. Geceden yağan yağmur tozları bastırmış olurdu. Tarlaların kenarında meyve ağaçları, iğdeler. Güneş yeni doğuyor olurdu, etrafı iğde kokuları kaplardı. Bisikletin tekerlekleri döndükçe hafif bir çıtırtı işitilirdi. Bu sese bakarsın bir çayır kuşu karşılık verir, sonra birden umulmadık bir yerden havalanırdı.
Sayfa 27 - Dergâh Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Nar ağacının altına bir sofra serilmiş. Arkadaşlarıyla çevrilip diz çökmüşler, iftar topunun atılmasını bekliyorlar.
Sayfa 25 - Dergâh Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat