Buldozerlerin dişleri toprağa saplandığı zaman...
Motor gürültülerinin yavru kuşları yuvalarından ürkütüğü zaman...
Ağaçların devrildiği, kayaların demir matkaplarla delindiği, suların önünün kesildiği zaman...
Bulutların kirlendiği zaman...
O durgun göl kenarında, kamışlıkta, akşam, balıkların ve su kuşlarının, rüzgarın ve titreyen çimenlerin, kertenkelenin, sincabın ve tarla kuşunun birlikte söylediği ilahi ansızın kesildiği zaman...
Görüldü ki;
Ovayı bir baştan bir başa bıçak gibi kesen, geniş, kara, parlak sıvışık bir yol açılıvermiş..