Öncelikle kitabı incelemeye başlamadan evvel söylemek isterim ki yazacağım her bir kelime bu kitabın altına dipnot dahi olamayacaktır.İnceleme ne kadar uzun görünürse görünsün kitabın tek sayfasını açıklamaya dahi yetmeyecektir.Bir eser düşünün ki" Minör Edebiyat"ı yaratıp sonra siyaset bilimine sıçrayıp "Yersizyurtsuz"luğu oluşturmuş,psikiyatride "anti-oedipal" yaklaşımların ana akım kaynağı olmuş.Dilbilim ve göstergebilim(semiyoloji) de "yapısökümcülüğün"(postyapısalcılığın) babası olmuş..Bir kitap düşünün ki,novella formatına ciltler dolusu külliyatı sindirmiş...
İlk dikkatimizi çekecek olan şüphesiz kitabın çevirisindeki zorluklar.Bir çok çevirmen kitabın orjinal(almanca) ismini (" Die Verwandlung") 'dönüşüm' ya da 'değişim' olarak dilimize aktarmış.Aslında bilinen en doğru ve kapsamlı anlamı "metamorfoz"(başkalaşım) dır.Şimdi bunu şöyle izah edelim.Gregor Samsa sabah uyandığında kendini bir böceğe dönüşmüş olarak buluyor.Buraya kadar itirazım yok.Yalnız sadece dönüşmekle kalmıyor,başkalaşım(metamorfoz) geçiriyor.Beden ve ruh olarak bir böcek gibi davranmaya başlıyor.Psikiyatrik olarak kişinin kendine yabancılaşması,"beden algısı yetiyitimi"(derealizasyon) ne bağlı olarak bir çeşit "şizofreni" geçiriyor.Kitap basıma ilk girdiği yıllarda bir tırtıl kozasının içinden bir kelebeğin çıkışı olarak tasarımlar yapmışlar.Ne var ki kitabı okuduğumuzda görüyoruz ki durum bunun tam tersidir,aksine kelebekten tırtıla bir dönüş ve bir yok oluş(buna bağlı bir de varoluş) vardır.Özgürlükten esarete dış dünyadan kozaya(eve,dört duvar arasına) bir geçiş vardır.Topluma duvarlar örüp kendini bir kafese hapsetmekten çok insanları dış dünyaya hapsetme durumu...
Şimdi kitabın metaforlar arasındaki uçurumları varoluşsal paradigmalarla inceleyelim.Kafka şüphesiz Gregor'u salt bir