Atebet’ül Hakayık’ın mânası “hakikatin eşiği” olarak tarif edilebilir. Müellif Edip Ahmed Yüknekî (Yüknek’in Semerkand civarında bulunduğu tahmin ediliyor), Kuran ayetlerini ve peygamber aleyhisselamın hadislerini nazım şeklinde tefsir etmeye gayret etmiştir. Eserde genel hatlarıyla cömertlik, doğru söz söyleme, az konuşma, dünyaya değil ahirete yatırım yapma gibi konulardaki ayet ve hadislerin tefsiri niteliğinde şiirler yazılmıştır. Tahminimce, o devirde yazılı bir eserdense sözlü olarak da insanlara katkı sağlayacak bir eser bırakma gayesi güdülmüştür. Türklerin genelde meseleleri sözlü ve şiirsel bir şekilde açıkladığını tarihten biliyoruz. Bu eser de bana okurken bunu hatırlattı. Ayeti yazıp uzun uzun tefsir etmek yerine bunu herkesin anlayabileceği ve sözlü bir şekilde aktarabileceği bir forma sokmuş müellif. İlk dönem Müslüman Türklerin hayata bakış açısını da idrak etmeye yarayacak bu eser, bana henüz satın alma ve okuma şansı bulamadığım Kutadgu Bilig ve Divan-ı Lügat’it Türk gibi eserleri okumaya ve almaya teşvik etti. Millet olarak gelişimimizi daha iyi anlayabilmemiz için bu tür eserleri yalnızca okul sıralarında isimlerini anmakla yetinmeyip okuyup, okutmamız gerektiğini düşünüyorum.