sen güzel bir sonbahar göğüsün, berrak ve pembe!
ama içimdeki hüzün deniz gibi yükseliyor,
ve bırakır, geri akarken, asık suratlı dudağımda
acı çamurunun yakıcı hatırası
elin, solgun göğsümde boşuna geziniyor;
aradığın şey, dostum, tahrip olmuş bir yerdir
kadının vahşi pençesi ve dişiyle harabe olmuş.
artık kalbimi arama; hayvanlar onu yedi.