11. Eğer kişi erdemli bir yaşam süren, sabırlı, bilge bir
dost bulursa tüm tehlikeleri aşarak, onunla mutlu ve düşünceli
bir şekilde birlikte olsun.
12. Eğer kişi erdemli bir yaşam süren, sabırlı, bilge bir
dost bulamazsa, krallığını terk eden bir kral gibi olmalı; bir
gergedan gibi yalnız dolaşmalı.
13. Şüphesiz böyle en iyisinden, kendimize eşit dostlar
edinmek için şansımıza dua ederiz. Böyle dostlar bulamayan
bir kimse azla yetinmeli, bir gergedan gibi yalnız dolaşmalı.
14. Kuyumcunun ince işle işlediği parlayan ve birbirine
çarpan iki altın bileziğin tek bir kolda durduğunu gören kişi
bir gergedan gibi yalnız dolaşmalı.
15. Böyle ikinci bir kişiyle birlikte olursam karşılıklı konuşma
ve bağlılık içinde olurum. Gelecekteki bu tehlikeyi
göz önüne alarak bir gergedan gibi yalnız dolaşmalı.
16. Duyu zevkleri tatlı ve cezbedicidir, çeşitli biçimleri
aklı darmadağın eder. Duyu zevklerindeki kötü sonuçları
görerek bir gergedan gibi yalnız dolaşmalı.
17. Duyu zevklerini dert, çıban, kaza, hastalık, derin acı
ve tehlike gibi görüp bir gergedan gibi yalnız dolaşmalı.
18. Soğuk ve sıcağa, açlık ve susuzluğa, rüzgâr ve güneşe,
atsinekleri ve yılanlara üstün gelerek bir gergedan gibi yalnız
dol19. Büyük, benekli, güçlü filin çobanından ayrılarak ormanda
gönlünce yaşadığı gibi yaşamalı; bir gergedan gibi
yalnız dolaşmalı.
20. "Kalabalık düşkünü olan bir insan, geçici kurtuluşu
bile elde edemez." Ādiççabandhu'nun bu sözlerini düşünerek kişi
bir gergedan gibi yalnız dolaşmalı.
21. Yanlış görüşlerden kendimi kurtardım, doğru yolu
buldum. Kendim çabaladım, başkalarına uymadım, kendimi