Adımız dertli nice devrandır
Dilimiz suskun bu ne yaradır
Canlar pazarda mevsim bahardır
Aşk olsun gerçek hû ya düşene
Açsam şu göğsümü bak ne yaralar
Sırtımızda iz yolumuzda tozlar
Bir efkar türküsü bizim buralar
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Neşe aslında maskesini düşürmüş keder.
Ve kahkahalarınızın yükseldiği o kuyu gözyaşlarınızla iolu.
Hem mümkün mü başka türlüsü?
Keder ne kadar derininize işlerse o kadar neşeniz olur.
Şarabınızı içtiğiniz kâse fırında pişirilen o kâse değil midir?
Ve ruhunuzu dinlendiren ut, bıçaklarla oyulan o ağacın ca kendisi değil midir?
Neşeli olduğunuzda kalbinizin derinliklerine bir bakın; sizi neşelendiren şey aslında kederlendiren şeydir.
Kederli olduğunuzda tekrar bakın kalbinize ve görün; aslında sizi mutlu eden şeydir sizi kederlendiren.
Az verirsin, eğer mülkünden verirsen.
Fakat gerçekten vermiş olursun, eğer kendinden verirsen.
Nedir ki zaten mülk, yarın ihtiyacım olur korkusuyla taşıdığın yükten başka?
Ne kendinden başka bir şey alır aşk ne de kendinden başka bir şey verir.
Ne sahip olur aşk ne de kendisine sahip olunsun ister;
Kendi kendine yeter zira.