Feyza

Bilge bir atasözü vardır: "Yeni toplumlar beraberinde yeni şarkılar getirir." Kuşaklar değişiyor. Yenileniyor. Beraberlerinde de yeni kavramlar, yeni arzular, yeni talepler getiriyorlar. Ve yeni kuşakların miadını gerçekten çoktan doldurmuş eski bir rejim altında zorla tutulmaması gerekir; aksine daha makul ve adil, daha güçlü temelleri olan bir devlet yönetimi imkânı serilmeli ayaklarının altına.
Sayfa 4 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Deminden beri söylediğimiz gibi, güçlü kendi yararını değil güçsüzün yararını gözetir. Yönetilen işine geleni sağlar ve buyurur. İşte bunun içindir ki dostum, ben demin, kimsenin yönetmeyi gönülden istemeyeceğini, başkalarının kötü durumlarını düzeltmeye yanaşmayacağını, bunun için ücret isteyeceğini söylemiştim. Çünkü sanatıyla başarılar elde etmek isteyen kimse, sanatına uygun bir şekilde iş görmek isterse, kendine en iyi olanı değil, yönetilene en iyi olanı yapar ve buyurur. İşte bundan ötürü de yönetmeyi göze alacak olanlara bir ücret verilmelidir. Bu ücret ya para ya şereftir.
Sayfa 28 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Felsefe-Düşünce
Zorba, başkalarının mallarını azar azar değil zorla, toptan alır. Bu mallar ister Tanrıların olsun, ister devletin. Oysa ki, herhangi bir adam onun yaptığı eğriliklerin birini yapacak olsa, cezasını görür. Rezil kepaze olur. Ona, eğriliğinin cinsine göre, mabet soyguncusu, insan bezirgânı; duvar delen, yağmacı, hırsız derler. Ama yurttaşların mallarına el sürmekle kalmayıp onların köleliğe de sürükleyen kimseye bu çirkin adlar verilmez. Yalnız kendi yurttaşları değil, eğriliği sonuna vardıran bu adamı bilen herkes, ona muradına ermiş mutlu adam der. İnsanlar eğriliği, eğrilik yapmak korkusundan değil, eğriliğe uğramak korkusundan ayıplarlar.
Sayfa 25 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Felsefe-Düşünce
- Peki, ya ben doğruluk için bütün bunlardan başka, bunlardan üstün bir cevap verirsem, kendine ne ceza verirsin? - Bilmeyene yaraşan ceza neyse onu: Bilmediğimi bilenden öğrenmek cezası.
Sayfa 16 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Felsefe-Düşünce
...insan öleceğini düşünür olunca, önceleri aklından geçmeyen korkulara, kaygılara düşer. Bu dünyada kötülük eden Hades'te cezasını çeker, gibi sözlere gülenleri, gün gelir, ya bu söz doğruysa, diye bir korku alır. İnsanlar, ya ihtiyarlığın verdiği dermansızlık yüzünden ya da kendilerini öteki dünyaya daha yakın gördüklerinden orada olup bitenler üzerinde kafa yorarlar, kuşku, korku dolar içlerine; kimlere kötülük ettiklerini araştırmaya başlarlar. Hayatlarını gözden geçirip ettikleri haksızlıkların farkına varanlar, çocuklar gibi uykularından korkuyla uyanırlar. Umutsuz bir bekleme içinde zehir olur hayatları. Oysa hiç haksızlık etmediklerini bilenlerde hep tatlı bir umut vardır.
Sayfa 5 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Felsefe-Düşünce