"Tanıştığın insanın gözlerine bakacaksın," der babam. "O gözlerde göreceğin ilk ışığın çekim derecesi, tanışıklığın orada kalmasını ya da gelişerek sürmesini sağlayan en iyi gösterge olacaktır."
Kendimi çok sıkışmış hissediyorum. Her yönden, her andan ve her anlamda. Ucu bucağı görünmeyen bi yerde kalmışım, hiç bilmediğim, görmediğim bir diyarda oradan oraya gidermişim gibi. Kendimi hiçbir zaman bir yere ait hissetmedim ancak bu kadar yitik hissettiğim nadir olmuştu. Ya da bu yitiklik çok kısa sürerdi. Şimdi bir asır gibi geliyor bana her şey. Her duygumun, korkumun, neşemin bir sınırı yok. Hepsini sınırsız bir yükseklikte yaşayıp dibi görüyorum. Kimsenin gözünün görmediği bir şeye dönüştüm. Varım ama yokum sanki. Sanki herkesin aklı, kalbi bana kör gibi. Böyle sığ ve çiğ bir dünyanın içinde hapsolmuşum gibi. Yine ve yine.