“Bir kadının penceresini açan ilk el babasıdır. O hangi pencereyi açar, gökyüzünü hangi renge boyarsa öyle görürsün dünyayı da bütün erkekleri de. Ölene kadar hem de.”
Her doğum gününde senden alınan bir şeyi armağan ettim. Bu sene doğum günü hediyen de bu. Ailemiz.
Altı yaşındaki Gökçen’den herkes bugün gitmişti. Yıllar sonra babamın sesini ve kayıp anılarımı bana bugün veren de şimdi yine dört bir yana dağılan ailemizi toparlayan da Murathan’dı.
El ele çıktığımız merdiveni yine el ele indik. Hayat belki de sadece bundan ibaretti. Merdiven çıkmak ve inmek. Yaşamak ve ölmek. Sevmek ve sevilmek. Her şey zıddıyla, hayat ise dengiyle kaimdi.
Mutlu sonlar masallar, mutsuz sonlar hikayeler içindir, derler. Çünkü masallar hayal, hikayeler gerçektir. Bilmedikleri şey ise şudur: Hayaller, gerçekleşme ihtimali olan hikâyelerdir.