James Martineau, dini “hep hayat sahibi olan bir Tanrı’ya yani âleme hükmeden ve beşeriyetle ahlaki ilişkileri bulunan bir ilâhî zihne ve iradeye inanmak” şeklinde tanımlamıştır. Herbert Spencer, dini “her şeyin bilgimizi aşan bir gücün tezahürü olduğunu kabul etmek” saymıştır. J. G. Frazer’ın tanımına göre din, “tabiattaki ve insan hayatındaki olayların akışını yönettiğine ve kontrol ettiğine inanılan, insanı aşan güçlerin teskin edilmesi, rızasının kazanılması”dır. Edward Caird’e göre ise “bir kimsenin dini, o kişinin evrene karşı nihai tavrının ifadesidir veya kişinin bilincinde olduğu şeylerin bütün olarak anlamı ve maksadıdır.”
Sayfa 24 - Rahim Acar - DİNÎ İNANÇLARI MANEVİ OLANLA SINIRLAYABİLİR MİYİZ?