Dünya basınına adı ‘68 kuşağı diye geçen yaşıtlarımızın “inadım inat, kıçım iki kanat” türünden davranışları, bize biraz isterik ve bencil geldi. Saman alevi gibi oluşan geleneksiz, köksüz ve müphem idealleri ile bağırışıp çağırışıp ortalığı birbirine kattılar. Müziklerinden tutun da konuşma tarzlarına kadar ortalığı o denli karıştırdılar, her şeye o kadar karşı çıktılar ki dengeler yok oldu. O yıllarda üç dört kuşağın birlikte çekilmiş fotoğraflarına bakın; tam hilkat garibeleri gibi ’68 kuşağı, işte bu yaşıtlarımız yıllar sonra bir zaman reddettikleri Amerika’nın vahşi batı kökenli ortasınıf değerlerini öyle bir yaydılar, öyle bir temsilcisi oldular ki bugün herkes, Teksaslı sığır çobanlarına özenti pantolon ve çizmeleriyle kendi geçmişlerini çiğneyerek arşınlıyor dünya başkentlerini.