Gaf Ebesi

Everest'te yolunu şaşırmış donmak üzere olan bir dağcı olsaydım, okyanusun ortasında dalgaların hızla çarptığı bir kayaya tutunmuş, gemisi batmış bir kazazede olsaydım, Sahra Çölü'nde güneşin altında cayır cayır yanan bir kâşif olsaydım, caddede karşıdan karşıya geçmek isteyen bir kör olsaydım, gecenin bir saatinde arabam bozulsaydı, ıssız bir adada yaşasaydım, sürücü kabininde yalnız bir hızlı tren makinisti olsaydım, sigaramı yakmak üzereyken ateşimin olmadığını fark etseydim, merdivenlerin başında kalakalmış bir felçli olsaydım, komik bir hikâye bilseydim ve bunu anlatacak kimsem olmasaydı, sırtımın ortasında bir yer kaşınsaydı ve kolum oraya uzanamasaydı, işte o zaman Jean-Paul Sartre bir cüret çıkıp bana "cehennem başkalarıdır" deseydi, ondan sırtımı kaşımasını isterdim.
Sayfa 38
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Montaigne Denemeler'inde insanlara kendi evlerinde gizli bir odalarının olmasını öneriyordu: "Kendimize dükkânın arkasında, yalnız bizim için bağımsız bir köşe ayırıp orada gerçek özgürlüğümüzü, kendi sultanlığımızı kurmalıyız. Orada, yabancı hiçbir konuğa yer vermeksizin kendi kendimizle her gün baş başa verip dertleşmeliyiz; karımız, çocuğumuz, servetimiz, adamlarımız yokmuş gibi konuşup gülmeliyiz. Öyle ki, hepsini kaybetmek felaketine uğrayınca onlarsız yaşamak bizim için yeni bir şey olmasın."
Sayfa 63
Bir şişe şarabı yalnız içeceğim. O zaman şarabım daha çok, kederim daha az mı olacak?
Sayfa 63
Ben yaşlı bir yalnız kurdum, Düşünen kimse yok beni. İntikam almak için ben de kimseyi düşünmüyorum; her pazar günü, bir kuzu budu yiyorum kötülük olsun diye.
Sayfa 57
Baş ucu kitaplarından biri de Alain'in Propos sur le bonheur'üydü (Mutluluk Üzerine Sözler). Kurşun kalemle kitaptaki bazı pasajların altını çizmişti: "Bizi sevenler için yapılacak en iyi şey, hep mutlu olmaktır." Başarmış mıydı?
Sayfa 145