Mustafa Kemal'in ağzından dökülen bir cümle işitti: "Geldikleri gibi giderler!"
Bu cümle Cevat Abbas'a iyi gelmişti. Sahiden mümkün müydü? Düşmanın en güçlü olduğu anda onlara meydan okumak... Bir anlığına onların kaybedeceği günü hayal etti. O hayalin kahramanı olarak komutanını düşündü ve gayriihtiyari,
"Size nasip olacak, siz bunları kovacaksınız Paşam!" dedi.
Mustafa Kemal gülümsedi. Zihninde şekillenmeye başlayar kurtuluş planlarını gözden geçirircesine birkaç saniye uzaklara daldı ve "Bakalım!" dedi.
Bakalım...
Anlat bu dünyanın rüyadan ibaret olduğunu. Anlat nefsin apaçık düşman olduğunu. Dert, bela, darlık, yokluk geldiği vakitte de muhabbet, ferahlık, bolluk geldiği vakitte de verenin Allah olduğun anlat. Yokluğun Rabbi de Allah, bolluğun Rabbi de. Derdin Rabbi de O, muhabbetin Rabbi de. İnsan sahip değildir, insan aciz, insan garip, insan güçsüz. Anlat onlara...
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Hak ve hakikatin ışığı, tarihin hiçbir döneminde sönmemiştir" söndürülememiştir. Hak, eninde sonunda batıla ve onun içi boş, çürümüş, kof müdafilerine galebe çalacaktır. Zulüm ile abad olan yoktur" olamaz da ...
Bugün alemin birçok yerinde, zulmün ayak sesleri duyuluyorsa ve batıl buralarda mazlumların kanından medet umuyorsa, hepimizin bunu kendi hatalarında araması en evla olanıdır. Her kim kendi payına muhasebesini doğru dürüst yapmıyorsa ziyandadır' gaflet denizinde yüzmektedir...
"Sen bilirsin yine de. Uyu yine istersen,
Vatan yalan, millet boş, onur palavra dersen.
Bir gün -öz oğlun bile- bir yiğitlik beklersen,
"Ya sen neden yaşadın" demesin de ne desin?
Yetmedi mi bu gaflet -bir isyan et- nerdesin?"
"Ey kör! Aç gözünü de düşlerden uyan. Simurg'u göremesen de bari küçük bir serçeyi gör. Kaf Dağına varamasan bile hiç olmazsa evinden çıkıp kırlara açıl; böcekleri, kuşları, çiçekleri ve tepeleri seyret. Bırak dünyanın haritasını yapmayı! Daha hayattayken bir taşı bir taşın üstüne koy. Gülleri ve bülbülleri göremeyip gün boyu evinde oturan adam Dünyanın kendisini hiç görebilir mi?"
Bugünkü şartlar altında bizim ihtiyacımız, ihtiras ve gaflet değil; akıl, tedbir ve basirettir. Bu aciz hükümet çekilmeli; yerine milli menfaati düşünecek, ona göre iş görecek bir hükümet gelmelidir.