Senin gönlün daima meshûr ve musahhardır mazursun
Gamın ne olduğunu aslâ bilmedin, mâzursun
Ben sensiz bin gece kan yuttum
Sen bir gece sensiz kalmadın, mâzursun
İşin gönül çelmektir senin, mazursun
Gam nedir hiç bilmezsin, mazursun
Her gece kan ağlarken ben sensiz
Sen bir gece sensiz kalmadın, mazursun
Ahmet Gazali
Bu Dünya ölümlü bir dünya,
Yalancı bir dünya,
Her şeyin bittiği, " Bir varmış, bir yokmuş " Masalsı bir dünya!
Bu dünya kahırlı bir dünya,
Gam ve kederli bir dünya,
Karanlığın daima kazandığı,
Aydınlığın söndüğü bir dünya!
Bu dünya mücadeleci bir dünya,
Karakteri güçlendiren bir dünya,
Disiplini seven, besleyen,
Dağınıklığı cezalandıran bir dünya!
Bu dünya sevgiyle dönen,
Sonsuzluğa giden yolları yapan,
Dostluğu ve arkadaşlığı, bir yıldız gibi parlatan,
Mavi ve göksel bir dünya!
Bu dünya, bir sen,
Bir de ben...!
Faruk.
İşin gönül çelmektir senin, mazursun
Gam nedir hiç bilmezsin, mazursun
Her gece kan ağlarken ben sensiz
Sen bir gece sensiz kalmadın, mazursun
Ahmed Gazali
Bir dağbaşı yalnızlığı yaşıyorum yeniden
Dağbaşı yalnızlığı ölümden beter.
Hiç kimse aramasa, sormasa beni
Sen gelsen yeter.
Huzur ellerinin güzelliğidir
Gözlerin karşımda bir mutluluk denizi
Her sabah soframızda ekmeğimizi
Sen bölsen yeter.
Yüreğim seninle yaylalar kadar serin
Ne bir çizgi hasret, ne bir nokta gam,
Yayla dumanı gibi gözlerime her akşam
Sen dolsan yeter.
Bende çaresizlik sonsuz kördüğüm
Bende sabır, sende naz...
Gündüzden vazgeçtim düşümde biraz
Bir yüz görümlüğü sen olsan yeter.
Duymasa da hiç kimse şair gönlümün
Sende karar kıldığını
Ve içimin şerha şerha yarıldığını
Sen bilsen yeter.
Bir gün duysan bittiğimi, tükendiğimi
Çıkıp gelsen uzaklardan korkulu, ürkek...
Bir incecik dal gibi üstüme titreyerek
Eğilsen yeter.
Yavuz Bülent Bakiler