diyorlar ki âşık odur gündüz bile karanlığıyla sarhoş desinler ki hâlâ gam var gölgesinde ne hoş aşk olsun öyleyse geceye kanat olan şu pervaneye aşk olsun aşkın önüne geçmeyen gölgeye de aşk denizinde fener yokmuş âşığa ne gam aşk ikliminin ışığı da gölgesi de hep akşam ah, ışıklarını yakınca gölgesini unutan insan ışıklarınızı bir kapasanız da aşkı anlasak bundan gölgeler ki sokak kedileri gibi akşamın merhametine terk şefkattir bazen de haziranı üşüyen bir gölgenin üstüne örtmek
Alıntı
Nefsinden razı olmayan bir cahil ile arkadaşlık etmek, kendini beğenen bir alimle beraber olmaktan hayırlıdır.
Sayfa 74·Kitabı okuyor
1000Kitap
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Ey dil hele âlemde bir âdem yoğ imiş Var ise de ehl-i dile mahrem yoğ imiş Gam çekme hakikatte eğer ârif isen Farz eyle ki el'an yine âlem yoğ imiş NEFİ Günümüz Türkçesi: Ey gönül, şu dünyada "adam" diyebileceğimiz biri yokmuş. Varsa da gönlümüzdeki hislere dost/sırdaş değilmiş. Eğer olgun biriysen, sakın üzülme. Farz et ki içinde bulunduğun dünya yok imiş.
Sayfa 106·Kitabı okudu
Mağmum.
Gamlı. Kederli. İçi hüzünle dolu. Dilimize Arapçadan geçmiştir. Keder ve iç sıkıntısı mânâsındaki gam kelimesinden türetilmiştir.
Sayfa 152
" İnsanın kendi öz varlığını yitirdiği, kendine yabancılaştığı, dünya yansa gam değil, dediği yerde kendi kendini kor ateşe atmasıdır ümitsizlik. "
İnsan niye şımarır? Gücü, zenginliği, gençliğinin hep aynı şekilde kalacağını düşündüğü için. Oysa Yavuz Sultan Selim'in de dediği gibi; "Ne dem baki, ne gam baki."