Film izlemeyi sever misiniz? Ben de severim ama pek de iyi bir izleyici değilim.Sanırım bana kalan zamanlarımda okumayı tercih edince izlemeye pek vakit ayıramıyorum.Zaman zaman bıkmadan tekrar tekrar @nuri_bilge_ceylan ve tuba albayrak filmleri izleyip artık neredeyse ezberlediğim sahnelerin büyüsüne kaptırdığım da oluyor kendimi elbette ama itiraf edeyim #birpsikiyatristinsinemadefteri mi okuduktan sonra dedim ki ben bugüne kadar filmlere sadece bakmışım.Film izlemek bambaşka bir şeymiş meğer.Elbette bir #psikiyatr gözüyle bakmam imkansız filmlere ama @drasliaktumen bana nefis bir bakış açısı kazandırdı bunu hemen belirteyim.Öncelikle kitap kapağından iç sayfalarına kadar inanılmaz özenli ve minimalist tarzda hazırlanmış, özellikle iç sayfalar filmlerden alınmış karelerle de desteklenerek enfes bir sinema dergisi okuyor hissi uyandıran bir kitap psikiyatristin sinema defteri. #aslıaktümen ananesinden dinlediği 1950 li yıllarda Ege’de bir kasabada geçen genç bir kadına ait bir hikayeden yola çıkarak hamur yanı ile tanıştırıyor bizi.Ve hani ben hep derim ya her cuma gecesi şiir okuyarak ruhumu haftanın kirinden pasından arındırıyorum diye; işte Aslı Aktümen de mesleğinin tortularını kazımak için bir şifa yöntemi olarak kullandığı sanatın iyileştirici gücüne dikkat çekmek için yazmış bu kitabı.Kitabın arka kapağında gerçekten çok sevdiğim yaptığı her işi çok yakından takip ettim kitaplarını da severek okuduğum @kesalercan ‘dan satırlar okumak da benim için süpriz oldu. Evet #ercankesal ‘ın da dediği gibi Aslı AKTÜMEN izlediği filmlerden bahsetmiş bize. Bazılarını izlediğim 15 film vardı sinema defterinde. #her #aşk #thetrumanshow #masumiyet #blackmirror #siyahayna #sarmaşık #midnightinparis #paristegeceyarısı #yozgatblues #wildtales #asabiyimben #vavien
Hoşgeldin Nisan
Danca ve İngilizce eserler yazan Danimarkalı yazar Barones Karen Christenze von Blixen-Finecke ‘nin bu eserini #mart ayında okudum.
İngilizce konuşulan ülkelerde Isak Dinesen, Almanca konuşulan ülkelerde Tania Blixen, Osceola ve Pierre Andrézel mahlaslarıyla da tanınır.
Modern klasiklerin en özgün yapıtlarından birisi olan bu kısa ama sarsıcı roman yazarın ölümüden sonra yayımlanmıştır.
On dokuzuncu yüzyıl döneminde geçen eser, kraliyet ailesinin, dönemin tutucu gözlerinden evlilik öncesi ilişki yaşayan Prens Lothar ile Prenses Ludmilla’nın doğacak çocuğunun vaktinde doğduğunu ispat için hazırladığı tertipi anlatıyor.
Dönem ve karakterler çok canlıydı, karakterlere yüklenen anlamlar da…
Hele bir Her Cazotte vardı ki -ressam olur kendisi - dillere destan.
Benim favori karakterim ise #ehrengard idi
Yazarın betimlemesi ile gözümde canlanan karakter ise #gameofthrones ‘un kudretli kadını #ladybrienne oldu.
Bu yükte hafif pahada ağır kitabı gönül rahatlığıyla öneririm. Ehrengard - Küçük Bir Romans
Tebai’ye Karşı Yediler, Aiskhylos tarafından yazılmış bir trajedi.
Lanetlenmiş bir soyun bilinen akıbetinden yola çıkılarak yazılan bu trajedide, Oidipus’un ölümü ardından iki oğlunun krallık adına yaptıkları ölüm kalım savaşı.
Yani daima söylediğim gibi: #gameofthrones Tanrılarla başlamış.
#sophokles üçlemesi sonrasında okuduğum bu #tragedya ‘nın beni pek sarmadığını söylemem gerek. Sophokles bir başka…
Fantastik kurgu, epik fantezi, tarihsel fantezi olarak adlandırabileceğimiz serinin ilk kitabı
“Hırs mı sadakat mi? “sorusuyla karşılıyor okurunu.
Zehirci
#gameofthrones severlerin metne yabancılık çekmeyeceği,yazarın cömertçe kullandığı betimlemeleri yüzünden bir sonraki sayfada neler olacak merakıyla sabrettiği temiz bir kurgu.
Yazarın notunda, hangi dönemi esas alarak yazdığını ve aslında pek çok karakterin tarihi kişilikler olduğunu okuyunca şaşıracaksınız.
Küçük bir çocuğun bakış açısıyla anlatılan Zehirci’yi dişe dokunur kılan esaslardan biri karakterlerin saf iyiyi ya da saf kötüyü temsil etmemeleri... #yingyang iyinin içindeki kötülüğü ya da kötünün içindeki iyiliği belirterek okura empati yaptırmış. ZehirciJeff Wheeler
#kitapyorumum
#GameofThrones
#TahtOyunları
#KılıçlarınFırtınası
Serinin beni en çok şaşırtan kitabıydı. Ölüm o kadar çok vardı ki, artık ailedenmiş gibi olan birilerinin ölmesi insanı hem üzüyor hem de şaşırtıyor. Hiç beklenmedik düğünler, beklenmedik ölümler...
Kitabı henüz bitirdim ama hala etkisi sürüyor. Serinin müptelası oldum. Dizisi kitaplarının yanından bile geçemez.
Yazarın kalemi muhteşem. O kadar güzel betimleme yapıyor ki olayı adeta yaşıyorsunuz. Severek okuduğum yazarlar arasına girdi. Serinin devamını merakla takip edeceğim.
#kitapyorumum
#GeorgeRRMartin
#TahtOyunları
#GameofThrones
#KrallarınÇarpışması
Serinin ikinci kitabıyla seriye devam ettim. Pdf olarak okuduğum en uzun kitaptı. Kısım 1 ve kısım 2 birleştirilmiş olarak okudum. Kitap olduğundan daha da çok uzadı. Tek pişmanlığım daha önce okumamış olmam. Böyle harika bir seriyi nasıl okumadım diye defalarca kez kızdım kendime. Kesinlikle diziyi bin kere katlar. Harika bir kalemi var yazarın. Olayların vurgusu, karakterlerin dizgisi hepsi muhteşem. O kadar çok karakter var ki, okurken bu da vardı değil mi oluyorsunuz. Kitabın son kısmında harita ve tek tek hemen hemen tüm karakterler yazılmış. Çok çok uzundu. Keyif alarak okuduğum bir seri. Kralların Çarpışması tam da ismi gibi Krallarla doluydu. Hangi Kral'ı favorim seçtiğimi söylemeyeyim. Aksiyon dolu bir kitaptı.İlerleyen kısımlarda neler olacak merakla okuyup göreceğim. Kesinlikle fantastik sevenlere tavsiyemdir. Mutlaka okuyun
Not: Dizideki ana olaylar bağdaşsa da farklı olan bir kaç kısım da var. Kitabı okumayan diziden nasıl keyif alır bilmiyorum.