"Ayrıca, diktatörlükte hayvan ölene kadar kafeste kalırken; demokraside ancak bir sonraki seçime kadar hüküm sürebiliyordu. İnsan da, bedenindeki diş izlerini sayıp kaç kilo etinin yada parmağının eksildiğini ölçebiliyor, buna göre de kafes hayatını aynı hayvanla sürdürüp sürdürmeyeceğini seçebiliyordu."
"Gerçekten de, bir demokrasideydik artık! Lider yalanlar söyleyerek yönettiğini sanıyor, halk uyduğu bütün kanunların kendi iyiliği için konduğuna inanıyor, ülkedeki tek yayın organı olan radyonun spikeri de her şeyi görüyor, ancak deli taklidi yapıyordu!"
"oturup senin için türkçe şiir yazmak
silezya dağları için
türkçe şiir yazmak
öksüz kimsesiz korkusuz
oysa ne sen ne ölüler türkçe biliyorsunuz
sen bi kere yine açık ve aydınlık değilsin
bilmediğim bi sokakta yağmur altında gezersin
iş dünyayı sevmekte yaşamakta çocuğum"
.
.