Zaten zeki insanlar kurnaz olmaz, kurnazlar da zeki. Bu iki kavram arasında kesin bir zıtlık vardır. Einstein da kurnaz değildir, Mevlana da, Nietzsche de, Hz. İsa da. Herhangi bir sokak kurnazı, bu büyük insanları iki dakikada kandırmayı başarabilir. Çünkü hem küçük hesaplara akılları ermez onların hem de insanlıkla ilgili yüksek düşünceleri bu derece alçalmayı kavrayamaz.
Zeka, rüyaları olan büyük insanlara; kurnazlık ise “köşeyi dönmeye çalışan” küçük insanlara özgüdür.
(…) kurnazlık küçük insanlara mahsus bir yaşam özelliğidir, büyük ruhlar buna tenezzül etmez, hatta anlayamaz bile. Büyük zekalarına rağmen (belki de o yüzden) kurnaz olmayı beceremezler bir türlü.
Şairin dediği gibi “ Kartalı gökyüzünde uçuran kanatlar o kadar büyüktür ki, yerde yürümesine engel olur.”
Farklı görünme çabası sıradanlığın göstergesi değil midir ? Gerçekten farklı olan bir kişi, neden farklı olduğunu kanıtlamaya uğraşsın ? O sadece anlatacaklarının özüne en uygun biçimi yaratmakla uğraşır.
“Yakında öleceksin ve henüz yalın değilsin, ne de endişelerden kurtulmuş ya da dışsal olan şeyler tarafından incitilmeyeceğinden emin veya her şeye karşı iyimser bakışlı; henüz bilgeliğini yalnızca adil davranmakta kullanmıyorsun.”