O gün de dönüp dönüp Erciyes'e bakmak istiyordum. Ancak gözüm arkada kaldı sanırlar diye cesaret edememiştim. Köyden her çıkışımda böyle yaptığımı nereden bilsinlerdi? Ana kuzusu bellerse kanıma dokunurdu. Kendimi tuttum. Başım hep ileride yürüdüm.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Son Ayasofya açıldıktan sonra, ancak bir bahar geçmiş ki justinyen hastalanmış. Hekimler ne yaptılarsa sıhhat bulamamış ve sonunda bu dünyadan vâris bırakmadan göçüp gideceğini anlamış. Tahtı da kuzenine kalacakmış.
Ve ona tek bir vasiyette bulunmuş. "Beni toprağa verdikten sonra Ayasofya'nın tam önüne bir sütun dikersin. Sütunun tepesine de at sırtında altın kaplama bir heykeli mi yaptırırsın.
Bir elinde som altından bir küre olur, diğeri de bomboş durur ki, gelip geçenler yanımda hiçbir şey götüremediğimi anlasınlar."
Bilgi köpek gibidir; kovalarsan kaçar, kaçarsan kovalar. Mekteplerde öğretilir. Alınır, satılır, eskidikçe yenisiyle değiştirilir. Her satılık şey gibi çoğaldıkça ucuzlar.