Gamze

Peh! Onur, Şeref karın doyurur mu?
Puan vermedi·216 syf.··
2026 27. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 01 Mart 2026 19:42
Dört genç, Kahire'de aynı üniversitede okuyan dört heyecanlı genç. Memun Rıdvan, ciddi oturaklı, samimi bir dindar, dünyanın kurtuluşu bu yolda görüyor... Ali Taha, sol fikirlere yakın sol bir dünya ile Mısır'ı dünyayı kurtarmak derdinde... Ahmet Bedir, daha üniversitede gazetecilik ile yolunu çizmiş. Mahcub Abdüldâim, esas oğlan, dört arkadaş arasında en fakir ve alt tabandan gelen kişi. Onlarla arkadaş ama kendi dünyasında yaşayan birisi, büyük emelleri var hayatta yükselmek istiyor. Güçlü olmak için her türlü yolu mübah görüyor. Mahcub Abdüldâim, yükselmek zenginler gibi yaşamak, yemek içmek, lüks evlerde yaşamak,güzel kadınları elde etmek için yapmayacağı şey yoktur. Onur, şeref, din, siyaset, evlilik gibi kavramlar onu daha yukarı taşımak için sadece bir araçtır. Onun için değerleri için yaşamak, onların için ölmek basit ve gereksiz bir durumdur. Mahcub Abdüldâim, her şey üstten bakar, Bir şeyi kafasına takmaz Peh diyerek her insanı olayı küçümsemeye çalışır. Mısır, Türkiye başka bir ülke fark etmiyor; demek ki dünya zübüklerin, aşağılık oldukça mevki makam elde edenlerin dünyası bu dünya... Kitapta Kahire sokaklarında yaşanan fakirliği, diğer yanda ise süslü, tahrik edici ama yakından bakınca çürümüş kokmuş üst tabaka dünyasını çok güzel anlatmış. İyi okumalar,
Kahire ModernNecib Mahfuz · Kırmızı Kedi Yayınları · 2021404 okunma
Gamze
Cebelavi Sokağı'nın Çocukları, neredeyse dört yıldır kitaplıkta okunmayı bekliyor.
Reklam
8/10
·199 syf.··
2026 2. kitabı
Çok güzel bir romanla geldim. Bi bakınız bence. Türkiye taşrası define, siprtüel hikayeler ve natıl inançlarla dolu, yazarlarımız çoğu zaman bu argümanları hikayelere konu ediyor, kimisi çok iyi yapıyor bunu, kimisi uçuk bir fantastik hikayeden öteye geçemiyor. Ama Osman Özarslan, muhteşem bir hikaye yaratmış, kurgusu, anlatımı adeta inci taneleri gibi dizilmiş. 2026 için şahane bir başlangıç oldu. Hikaye bizi Ege taşrasına götürüyor, roman bir ailenin bir kaç kuşak öncesine giderek temelde bir define hikayesi ile başlıyor, roman açıldıkça gelecek kuşakların yaşantılarına göz atıyoruz ama karakterler hem biraz absürt, hem de dibine kadar gerçek, her biri atalarının gölgesi altında, çoğunlukla onların kaderini yaşayan, yani yazarın tabiri ile 'atalarının hafriyatı altında ezilmiş' bir şekilde var olmaya çalışan karakterler. Onların başka dünyaları, başka gerçeklikleri, başka bir dilleri var. Yazar bunu çok çok iyi yansıtmış, özellikle kimi zaman kullandığı yöresel dil ve söylemler okurken yazıya lirik ve alegorik bir hava katmış. Kesinlikle iyi araştırılıp kaleme alınmış bir eser olduğu o kadar belli ki, zaten yazar romanı yazmaya 2008 yılında başlamış ve kendisi Boğaziçi Tarih mezunu, epey uzun bir süreç bu. Türk edebiyatında böyle romanlar keşfettikçe aşırı mutlu oluyorum, herkesin okumasını canı gönülden istiyorum. Çok çok sevdim. .. .. "Aman ha açıkta su bırakmayın, Azrail'in bıçağı şimdi kanlıdır, bıçağını bizim evde yıkarsa arkası bizden ulanır, sökülür gideriz." ..
HafriyatOsman Özarslan · İletişim Yayınnları · 202533 okunma
Gamze
Mükemmel bir romandı. Günümüz yazarlarına karşı önyargıları kırmalıyız.
Yaklaşık 7 yıl önceki 1kya sesleniş...
Eskiden ne güzeldi buralar Peynirli poğaçayla ayran gazoz içerken
Sayfa 493
Şiir
Gamze
Çok doğru :)
İnsan tüm yalanlarını itiraf etmeden ölemezdi.
Sayfa 64 - Can Yayınları Modern·Kitabı okudu
Edebiyat
Gamze
O zaman ayvayı yedik.😅
Kitapların yakıldığı yerde, insanlar da yakılır. Heinrich Heine
Gamze
Yakıldı da zaten...