Agnes'ın zihnindeki ölüm kavramı uzun zamandır, belki uçsuz bucaksız bir bozkırın ortasındaki, içeriden aydınlatılmış tek bir oda imgesiyle özdeşleşmiş. Yaşayanlar odanın içinde; ölenlerse etrafinda dönüp duruyor, oraya geri dönmek, sevdiklerine kavuşmak için can atarak avuçlarını, yüzlerini, parmaklarını camlara bastırıyorlar. Odanın içindekilerden bazıları dışarıdakileri görüp duyabiliyor; bazıları duvarların ardından onlarla konuşabiliyor;
çoğu farkında bile değil.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kimse kimseye onu sonsuza kadar seveceğine söz vermemeli, aklı başında biri en fazla deneyeceğine söz verebilir. Ya evlendiğiniz kişi 10 yıl sonra tanınmaz biri olursa? İnsanlar değişir, verilen sözler, tutmak için elimizden geleni yaptıklarımız bile yeri gelir bozulur.