"Ölmedin belki ama bu yaşta yas tutturdun bana
Sonbahar rengi var üzerimde
Biraz kırılmış, biraz soğuk
Ve çok yalnız...
Terk edilmenin diğer adı
Bu acıyı, bu tadı
Unutur mu insan?
Oysaki beni anladığın yerden vuruyorsun
Tam da kendinden
Çünkü bütün anlam sensin
Sende yüklü anlam deryası
İçimdeki bu çocuğun sessiz feryadı
Yine tutuyor bu hüznü, bu yadı
Özlemek deyince içim yarılıyor
Oluklarından sevda akıyor
Sen fışkırıyorsun toprağa rahmet diye
Senin yanında ağlamayı göze alan
Bunu bile isteyen birini elinin tersiyle ittin
Küs değilim, küsemem sana
O yüzden bu suskunluğum
Acılarımı açtım sana
Kanasın ne varsa
Yaralarımı sarmayı bıraktım
Ay geceye
Yolcu yoluna
Anne çocuğa
Çiçek bahara
"Ömrüm, hey ömrüm
Seni hatırlamak için yolumu uzattım
Daha fazla zaman verdim kendime
Bu gece, bu orta yaş ovasında
Bu hat üzerinde
Bana bir tek söz söyle."
"•Hiç aşık oldun mu?
○Hayır. Ama olmuş birini tanıyorum.
•Sordun mu ona nasıl bir şeymiş?
○Sordum. Akıl işi değilmiş.
•Beren de böyle söyledi. Galiba aynı kişiye sormuşsunuz. Sence nasıl bir şey olurdu? İnsan nasıl anlar ki aşık olduğunu?
○Bence insan yaşarken anlamaz, gittiğinde anlar.
•Ama o zaman çok geç olmaz mı?
○Olur.
•Geç olur.
○Geç olur ve aşk olur."