10/10
·560 syf.··
2026 19. kitabı
Merhabalar Efendim Sizlere en değerli serilerimden olan Bronz'un final kitabı ile geldim. Baştan söyleyeyim bolca duygu yüklü ve spoiler içeren bir yorum olacak. Dikkat edenlere duyrulur. Serinin final kitabı olduğu için konu kısmını atlayarak direk yoruma geçiriyorum. Bronz'un Hisarın hastalığını öğrendikten sonra onu bir onu tedavi için bir kliniğe yatırmasıyla biten son kitabımızın ardından tedavi olan Hisarı okuyarak başlıyoruz bu kitabımıza. Hisar tamamen hastalığından kurtulmuş durumda ama zorlu günler aslında onu Bronz cephesinde bekliyor. Bronz Hisara çok kızgın ve çok kırgın. Kendisini düşünmediği için, onu düşünmediği için, beraber yaşayacakları geleceklerini düşünmediği için, kendini bazı şeylere feda ettiği için. Hem kızgın hem Kırgın olan bir bronz okuyoruz. Hisar ona yaşattıkları için çok pişman ama kendi içinde de haklı sebepleri var ve bu süreçte Hisar'ın Bronz'a kendini affettirmesini ve onun peşinden bir adım olsun ayrılmamasını okuyoruz. Bronzu anlayabiliyorum o yüzden sert davranışlarını, soğukluğu gayet anlaşılabilir. Hisar'ın da yaptığı ile yüzleşmesi ve kendine ne kadar doğru gelse de sevdiği adamın bakış açısından baktığında ve bu durumla bil hassa kendisi de karşılaştığında Bronz'un ne hissettiğini, nasıl kırıldığını gayet iyi anlıyor ve bundan duyduğu pişmanlığı da her defasında dile getiriyor. Bazı şeylerin sonuna geldik final kitabımızda. Çözülen sırlarımız var, geçmişin karanlık perdesi ile yüzleşiyor karakterlerimiz. Fedakarlıklar sonucunda kaybettiğimiz karakterlerimiz var. Çok ağlayarak okudum o kısımları. Aslında Serdal'ın ölmesine üzülmemem gerektiğini biliyordum, çünkü herkes ailesiyle birlikteyken O da en güzel şekilde ailesinin yanına gitmeliydi ve onlara kavuşmalıydı. O yüzden içim bir parça buruk olsa bile onun için en güzel
Bronz 6Özge Naz · Guardian Yayınları · 202671 okunma
10/10
·200 syf.··
2026 3. kitabı
SON NEFES ​" Son Nefes" Havaya Karışmadan'ı bitireli birkaç dakika oldu ve masada öylece durmakta... Hala o bana ben ona bakışıyoruz. Hadi gelin biraz detaya inelim... ​Paul Kalanithi gencecik bir beyin cerrahı; kariyeri, idealleri, geleceğe dair tüm planları tıkırındayken hayatın bir anda nasıl değişebileceğini kendi bedeninde tecrübe etmekte. Dördüncü evre kanser teşhisi konduğu an, 'doktor' kimliğinden çıkıp 'hasta' rolüne bürünmenin o sarsıcı ağırlığını o kadar dürüst anlatmış ki... Okurken insanı sürekli 'benim yerimde o olsa ne yapardım?' sorusuyla yüzleştirmekte. Ölüm kapıya dayandığında aslında hayatın ne kadar pamuk ipliğine bağlı olduğunu, bizim de boş yere neleri dert edindiğimizi o kadar net vurmakta ki yüze... ​Kitapta öyle süslü, ağdalı cümleler aramayın; sadece bir insanın son nefesine kadar kendi gerçeğini arayışının, yaşama tutunma çabasının çıplak hali var. İnsanın içine oturan, sarsan ama aynı zamanda çok şey öğreten bir veda mektubu gibi adeta. Okuma bitimi içimde garip bir his uyandı. öylece kalakaldım. Okuyan varsa dertleşelim, çünkü bu hissi tek başına taşımak zor gelmekte en azından bana ağır geldi. En sevdiklerim hayattan yok olunca bu duygu BOŞLUK.... hep içimde öylece kalıp hiçbir şey yazmadan geçmek isterdim... bu hissi yok saymak gibi... Okuyun derim... YARINLAR ÇOK ACIMASIZ ÇÜNKÜ... HOŞ BU GÜNLER DE BİR YARINDI VE SEVDİĞİM İNSANLARIN HİÇ BİRİ YOK ZAMANI VE ANI MUCİZE BİLİN SEVDİKLERİNİZE SAHİP ÇIKIN KİTAPLA VE SANATLA KALIN ​
Son Nefes Havaya KarışmadanPaul Kalanithi · Altın Kitaplar · 20162,645 okunma
Reklam
Puan vermedi·415 syf.··
2026 68. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 13:12
"Yaşayanların dünyasında garip oluyorsun; o kadar ayrısın ki, ne lüzum var aramızda dolaşmana? Kendimizden çektiğimiz yetmiyor mu?" Huzur ilk defa Cumhuriyet gazetesinde, 22 Şubat-2 Haziran 1948 tarihleri arasında tefrika edilmiştir. Daha sonra 1949'da Remzi Kitabevi tarafından tekrar basılmıştır. Bu kitap, yazarın üzerinde en çok çalıştığı eserlerinden biri olmuş. Bazı karakterler sonradan eklenmiş, bazı sahneler çıkarılmış. Üzerinde en çok düşünüp yazdığı eserlerden biri olan bu roman dört kısımdan oluşuyor: İhsan, Nuran, Suat ve Mümtaz. Kitabın girişi, Mümtaz'ın İhsan'a doktor bulmak için dışarı çıkmasıyla başlıyor. Sonrasında ise yazarın diğer eserlerinden tanıdığımız karakterlere de rastlıyoruz. Behçet Bey ile Nurhayat Hanım, hem Mahur Beste hem de Sahnenin Dışındakiler ile bağlantı kuruyor. Eser, II. Dünya Savaşı'nın atmosferini de işliyor, en azından bunu güçlü bir şekilde hissettiriyor. Gelelim konusuna. Kısaca anlatmaya çalışacağım ama ne kadar kısaltabilirim bilemiyorum tabii. :) Konusu şöyle: II. Dünya Savaşı'nın başlamasına bir gün vardır. Mümtaz, dokuz gündür hasta olan amcasının oğlu İhsan'a hastabakıcı aramaktadır. Mümtaz'ın babası Rumlar tarafından öldürülünce annesiyle birlikte İstanbul'a gelir. Annesi de burada vefat edince, kendisinden 23 yaş büyük olan İhsan'ın yanına gönderilir. İhsan, yurt dışından yeni dönmüş ve Galatasaray Lisesi'nde tarih dersi vermektedir. Macide ve İlyas ile birlikte yaşayan Mümtaz, özellikle İlyas'ın etkisi altındadır. Olaylara bakışı, yorumlayışı ve görmüş geçirmiş hâli Mümtaz'ı derinden etkiler. Bu yüzden İhsan'ın hastalığı da onu bir o kadar üzer. İhsan'ın anlatıldığı ilk bölümde Mümtaz, ona doktor bulmak için evden çıkar. Bu bölüm hem İhsan'ın hastalığının verdiği üzüntüyle arşınladığı Beyazıt ve Eminönü
HuzurAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 201921,4bin okunma
7/10
·416 syf.··
2026 31. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 02:27
Meraba Şekerpareler…. Biliyorum uzun zamandır bir kitap incelemesi yazmıyorum, o yüzden biraz şaşıracaksınız. Bu gün Sibel Akcandan “Gölgesiz” kitabının incelemesini paylaşacağım. Kitabın konusu şudur Narin Derin’in kocası bir görevde şehit düşer. Ve Narin daha hamile bile olduğundan habersizdir. Çok büyük zorluklarla mücadele eder derken koskoca dört yıl geçer. Narin çocuklarını büyütür ama şehit olan kocası Hakan Kurt’u hiç bir zaman unutmaz. Bir gün çalıştığı iş yerinde alacağı ödül için ödül törenine katılır ve suikasta kurban olur. İşin garip tarafı bu suikast ona bir anda dört yıl önce kayb ettiği kocasını verir. Ve olaylar Narinin aslında Hakanın ölmediğini anlamasıyla başlar. İnceleme Kitabın konusu çok dikkatimi çekmişti derken okumaya başladım. Ama biraz zorlandım. Kitap devamlı geçmiş ve gelecekle yazılmış. Biraz kafa karıştırdı tabi. Ama yinede baya bi akıcı ilerledi. Karakterlerden Narinin annesi ve üvey babası dışında her kesi sevdim. Ve final… Final öyle bir yerde bittiki ben baya şok oldum… bu yüzden incelemeyi kısa tutub ikinci kitabı bitirmeye gidiyorummm
Gölgesiz 1Sibel Akcan · Pukka Yayınları · 2025149 okunma
Puan vermedi·448 syf.··
2026 51. kitabı
Herkese merhaba Bugün, kadın cinayetlerini konu edinen bir polisiye gerilim kitabıyla, Yolun Sonundaki Kadınlar ile geldim. Cinayet Büro'da komiser olan kahramanımızın, çözmeye çalıştığı vahşet dolu kadın cinayetleri ve yoğun çalışma temposu nedeniyle gerçeklikle bağı kopmaya başlar. Tam da bu dönem de; garip ve bir o kadar da gizli bir takip işi teklifi alır. Takip edeceği kişi bir kadındır ve verilen avans tutarı bile o kadar fazladır ki; reddetme şansı yoktur. Komiser, anlam veremediği takip işiyle sonları aynı ancak hikayesi farklı kadın cinayetlerini çözmeye devam ederken; kitabın son sayfasında, Möbius Şeridi metaforu devreye girer ve hikaye başladığı yere geri döner. Sayfalar ilerledikçe çözüme ulaşmak şöyle dursun çok daha fazla soruyla kafanızın iyice karışacağı, akıcı olduğu kadar psikolojik yönü de güçlü bir polisiye okumak isterseniz doğru yerdesiniz. Keyifli okumalar * Möbius şeridi: Başlangıçta birbirinden tamamen zıt veya ayrı olduğu düşünülen kavramların, aslında tek ve kesintisiz bir bütünün parçası olduğunu ifade eden felsefi ve psikolojik bir anlatımdır.
Yolun Sonundaki KadınlarDersim Özel · Alakarga Sanat Yayınları · 202645 okunma
Puan vermedi·288 syf.··
2026 44. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2026 00:00
Liam annesi Erika'nın mükemmel çocuğu göz bebeğiydi. Erika eşi Jason ve kızı Hannah'ı da seviyordu ama Liam onun için başkaydı. Lisenin popüler çocuğu Liam okulun çekingen kızı Olivia'ya aşık olmuştu. Olivia'nın arkadaşı Aidan Liam'dan hoşlanmıyor onun çocukluğundan itibaren garip biri olduğunu söylüyordu. Olivia buna inanmıyordu ta ki bir gece onunla buluştuktan sonra ortadan kaybolanadek. Tek suçlu Liam görünüyor, çocukluğunda yaptıkları, öğretmenleri ile yaşadığı olaylar tek tek gün yüzüne çıkıyordu. Erika oğlunu korumak için elinden geleni yapsada içten içe onun yaptığını düşünmekteydi. Bir annenin içsel çatışması, evladı için neler yapabileceği, geçmişin gölgesinde psikolojik bir gerilim. Yazarın bir çırpıda okunan merakla sayfaları çevrilen kitaplarından biriydi. Son sayfaya kadar merakta bırakan, gerilim ile son noktayı koyan yazar yine kafa dağıtmalık keyifli bir kitap yazmış tavsiye ederim. Kimi anneler bütün evlatlarını sahiden de eşit sever. Söylediklerine tam olarak inanıp inanmadığımdan emin değildim fakat bağırmam onu zerre kadar endişelendirmemiş gibiydi. Yani muhtemelen doğruydu.
Kusursuz ÇocukFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 2026825 okunma
Reklam
Reklam