Martin Eden,
Başlamadan önce kitabın kalınlığından ötürü nasıl bitecek diye düşünmedim desem doğru olmaz.Eğer sizinde okumaya başlamadan önce böyle bir düşünceniz varsa hemen o düşünceyi kafanızdan silip atın.Çünkü akıcı, gayet anlaşılır ve okudukça heyecanlandıran bir kitap.Jack London un kaleminden kelimelere cümlelere sonrada romana dönüşmüş aynı zamanda kendi hayatınından parçalara da yer verilmiş ve ne yazık ki kötü bir sonla Martin in hayatı ve kitap son bulmuştur.Martin Eden çok genç ve güçlü bir denizciyken Arthur adinda bir gence onemli bir aninda yardımcı olup onun evine davetiyle birlikte hayatın önemli dönüm noktaklarından birini yaşamıştır. Eve adım attında daha elini kolunu nasıl konumlandırıp paldır küldür yürümeden nasıl adımlar atacağını bilmezken inanilmaz derecede değısımlere imza atmiştır. Onu ilk heyecanlandirip yasamini sorgulamasina, hayatta bir amacinin olabileceğine ve bunu basarabilecek o büyük adımi atmasınına habersiz bir şekildz sebep olan kişi Arthurun kardesi Ruth olmuştur.Ona olan hayranlıği ve aski ile başlayan okuma, öğrenme ve yazma tutkusu durdurulamaz bir hal almış ve Martin cok cabalamis yillar suren calismalarin ardindan yazmaya baslamis ama hemen iyi sonuclar alamamistir.Yine de pes etmeyip büyuk aski olan Ruth a onun burjuva kesiminden olan ailesine kendi çevresine rağmen kendine olan inancını hiç kaybetmemis birfiil yazarak gecirmistir günlerini. Bu zaman diliminde cok seye sahit olmus en cok da baslarda Ruthu gordugu o evde yaşayanlarin gercek kultur ve bilgilerden uzak olmasina sasirmistir.Yüksek mevki de insanlarla tanismiş hayatinda bulunmadigi ortamlarda bulunmus öğrendiklerini ölçmüş bilgilerini tartmış kültürlerini kıyaslamıştır.Çok kez sevdikleri tarafindan dislanmiştir.En son kendi kabuğuna cekildigi sirada