Ölüm anında, insanın bedenindeki duyulardan en don kaybolan işitme duygusudur. Çünkü ruh, kalbi tamamen terk ettiğinde görme yetişi hemen kaybolur ancak işitme, ruh bedenle bağını tamamen koparana kadar devam eder.
Ölen kişinin çıkardığı Korkutucu bir inilti vardır; her varlık bu sesi duyar ancak insan bu sesi işitemez. Eğer işitecek olsaydı korkusundan bayılırdı.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Hz Peygamber (SAV) "Ölüm sancısı, üç yüz kılıç darbesinden daha şiddetlidir." Buyurmuştur. Bu sırada ölen kişinin bedeni terler, gözleri döner, eklem yerleri gevşer, kaburgaları yukarı doğru hareket eder, nefesi hızlanır ve yüzü solgun bir hal alır.
Hz.Aişe (RA), Peygamberimizin (SAV) vefat anında, başını kendi dizine dayayarak bu duruma şahit olmuş ve gözyaşlarını tutamayarak şu şiiri dile getirmiştir:
Canımı feda ederim, seni boğarcasına üzen
O derin sancılara, o tarifsiz acılara.
Cinler bile sana yaklaşamazdı eskiden,
Sen ki korku bilmezdin, hiçbir şeye ürkmezdin.
Ama şimdi yüzüne baktıkça, içim titriyor,
Boyacı bir kumaşı suya batırdığında
Oluşan renk gibi solgunluğunu görüyorum.
Bir ölünün rengi solsa da
Senin yüzün yine nur saçmakta.