Gazel 186
"Canımı, misk kokulu şarapla tedavi ediyor, hoş bir hale getiriyorum. Çünkü ibadet yurdunda hırka giymiş sofiden riya kokusu duymuş bunalmıştı."
Gazel 186
Ben öldükten sonra âşıkların gönlü bana o kadar yanar ki, benden o kadar bahsederler ki, onların dilleri benim mezar taşım olur.
Sayfa 253·Kitabı okudu
Şiir
Hâlimi gördükçe men'-i ehl-i ışk eyler fakih Huccet-i maktû'u yok eyler kıyas ile amel. (s. 297, Gazel 173) Işk bedeni kurutur; kalbi nurlandırır. İşk'ın en son aşaması, seven ile sevilen, âşık olan ile olunan ayrımının ortadan kalkması ; sadece sevginin ve ışk'ın kendisinin kalmasıdır. Leylâ, Mecnûn'a varınca, Mecnûn: "Çekil git! Leyla ile meşgulüm" demiştir. Işk, tüm kemâlâtı toplar; bu da Hakk'tır. Fuzuli bu durumu şu beyitlerle dile getirir: Sen Fuzuli kıl kemâl-i akl kesbin yoksa ben Kâmil-i ışkım dahi özge kemâli neylerim. (s. 310, Gazel 186) Ser-menzil-i her murâda reh-berdir ışk Keyfiyyet-i her kemâle mazhardır ışk Gencîne-i kâinata gevherdir ışk Tahkikte hem zât-ı mutahhardır ışk. (s. 513, Rubaiyyat 53)
Sayfa 49·Kitabı okudu
Alıntı