CEYLAN

CEYLAN
mama i'm in love with a criminal
Fakat gençler genelde tutkulu insanlar olsa da, politik uğraşlarında kolaylıkla hayal kırıklığına uğrayabiliyorlar. Onların kabul edemediği şey yenilgi değil: ihanete uğramışlık duygusu, idealizmi bulmayı umarken ikiyüzlülükle karşılaşmaları.
CEYLAN
Bu "ihanete uğramışlık" duygusu, gençlerin içindeki o saf inancı yok eder. Bu durum gençleri sinizme (yani her şeyden şüphe duyan, hiçbir şeyin düzelmeyeceğine inanan bir umutsuzluğa) ya da dünyadan elini eteğini çekmeye iter.
Reklam
Antikite’nin en parlak beyinlerinden kimilerinin insan doğası, eşitlik ve demokrasi konusunda bizim temel kanaatlerimizi paylaşmaması çok şaşırtıcı ve sarsıcı gelmektedir. Aristoteles insanlık durumunda doğal bir aristokrasiye ilişkin nosyonlarla yüzleştirir bizi; Platon ise devletin sanatı sansürlemesi gerektiğini ileri sürer.
CEYLAN
Bugün bizim için "kutsal" ve "tartışmasız" olan demokrasi, eşitlik ve özgürlük gibi kavramlar, felsefenin kurucuları olan Platon ve Aristoteles için o kadar da iyi şeyler değildi.
Dokuzuncu ve onuncu yüzyılların İslam âlimleri Yunan klasiklerini Arapçaya çevirerek ve Platon ile Aristoteles'in yapıtlarını tefsir etme geleneğini başlatarak kanonun kayıp yapıtlarını düşün dünyasına yeniden kazandırdılar. Bu çeviriler sayesinde İslam yönetimi altında yaşayan Ortaçağ Yahudi âlimleri klasik siyaset felsefesinden haberdar oldular. Bu kanon daha sonra İbranice ve Arapça çeviriler yoluyla Hristiyan Avrupa'ya ulaştı. Kendi dinsel toplulukları içerisinde faaliyet gösteren âlimler, farklı fakat paralel yollarla, ilahi vahyin hakikatleri diye Yunan usçuluğunun içermelerine tutundular.
CEYLAN
Eğer Müslüman alimler bu eserleri koruyup, Arapçaya çevirip üzerlerine kendi felsefi düşüncelerini eklemeselerdi; Avrupalılar kendi kökenleri olan Antik Yunan felsefesine muhtemelen çok daha geç ulaşacaklardı ya da bu eserlerin büyük kısmı tarihin tozlu sayfalarında tamamen kaybolup gidecekti.
8/10
·250 syf.·
2025 21. kitabı
Rus edebiyatında önemli bir şair- yazar, Puşkin hayranı, Gogol ile çağdaş olan Lermontov çok genç yaşta düelloda hayatını kaybetmeseydi eminim ki ismi daha çok anılacak, daha çok okunacak ve şaheserler bırakacaktı arkasında. Rus klasiklerinden sayılan ve onun tek romanı olan bu kitap zamanına göre birçok ilki barındıran, çığır açan bir kitap. Kahramanımız bekar ve yakışıklı asker 'Peçorin' birçok genç kızın ve kadının kalbini kazanıp kırmakta. İnsanların başlarına musallat olup onları yıkıma uğratmak, gittiği her yerde birilerinin felaketi olmak onun pek umurunda da değil. Öyle de duygusuz. Anti kahraman yaratmak Lermontov'un zamanının bir ilki. Kitap adı tamamen ironi niteliğinde. Aslında içindeki öyküler parça parça yazılmış ve daha sonra kitaplaştırılmış ve bağlantılarla birleştirilmiş. Bela, Prenses Meri, Maksim Maksimiç gibi karakterlerin ayrı ayrı hikayelerinde Peçorin'in rolünü okuyoruz. Belki çok seveceksiniz onu ya da nefret edeceksiniz. Ortası olmayacak.
Zamanımızın Bir KahramanıMihail Yuryeviç Lermontov · İletişim Yayınevi · 20235,5bin okunma
CEYLAN
Lermontov'un ünlü şiirine ilham olan Mtsheta şehrini ve Kazbek Dağı'nı ve Kura Nehri'ni gördüğüm için çoook mutluyum. Lermontov'un Tiflis'te kaldığı ev ve gezdiği sokaklardan geçmek muhteşemdi.