CEYLAN

CEYLAN
mama i'm in love with a criminal
Bir kahve içtiler ve…
9/10
·192 syf.·
2020 26. kitabı
- Her şey huzursuzlukla başlıyor. Kitabı bölüm bölüm incelemek istedim. Her hikayede aslında tıpkı vahdeti vücut gibi aynı ana yola ulaşan tali yollar gibi kısa mesajlar var. I. BÖLÜM 1) Aynalı Baba ile Konuşma ilk çatışma: “Kalbimle inkâr ettiğimi aklımla, aklımla inkâr ettiğimi kalbimle kabul ediyordum.” “Yalnızca ben “var”ım. Çünkü “hiç”im ve “yok”um. Varlığım mutlaktır. Yokluk, bağımlı olan için vardır. Mutlak “varlık”tır, “var”dır.” ↳ Vahdet-i Vücud (varlığın birliği) “Ben” insan egosu değil, ilahi varlığın bir yansımasıdır. Tasavvufta insan kendi başına bir varlığa sahip değildir. Bir aynanın içindeki görüntü gibidir. Ayna çekilirse görüntü yok olur. Kişi kendi benliğini yok saydığında geriye kalan tek gerçeklik Allah’tır. - Benliğimden vazgeçtiğim an, gerçek varlığın bir parçası olduğumu anlarım. - Eğer bir şey mutlak ise onun dışında bir varlıktan söz edilemez. Evrende her şey tek bir kaynaktan geliyor. Mutlak varlık için yokluk diye bir kavram yok. Eğer bir şey mutlaksa, onun zıttı yokluk imkânsızdır. Özet: ölmeden önce ölünüz. Benim bu küçük, sınırlı ve aciz benliğim aslında koca bir hiçtir. Ben bu hiçliği kabul ettiğimde aslında her şey olan o Mutlak Varlık ile birleşirim. Gerçekten var olan tek şey O’dur ve ben O’nun bir yansımasıyım. Kitabın ana felsefesi budur. Bu anlayışla yazılan diğer eserleri toparlamak gerekirse en bilinenleri: (1) Muhyiddin İbnü'l Arabî = Fususü'l Hikem (fikir babası - en büyük şeyh) (2) Mevlana = Mesnevi (3) Yunus Emre = Ete kemiğe büründüm, Yunus diye göründüm (4) Hallac-ı Mansur = “Enel Hak” - Ben Hakk'ım. Canını vermiştir. (5) Spinoza = Etika → Mantıkut Tayr (Kuşların Dili) → Hay Bin Yakzan → Dünyanın ilk felsefi romanı → Siddhartha 2) Yokluk Tepesi Filibe’yi biraz araştırınca– Bulgaristan / Plovdiv (Alimler yatağı) Meriç
A'mak-ı HayalFilibeli Ahmed Hilmi · Pozitif Yayınları · 201122,3bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Omelas’ta kalmak mı gitmek mi?
Puan vermedi·40 syf.·
2026 35. kitabı
Bu ödüllü kısa öykü, modern dünyadaki bizlerin; ucuz iş gücü, sömürülen kaynaklar veya uzaklardaki savaşlar sayesinde sürdürdüğümüz konforlu hayatlarımıza yönelik sert bir alegoridir. Le Guin bize şunu söyler: Mutluluğumuzun kaynağı başkasının acısıysa, o mutluluk bir illüzyon ve ahlaki bir çöküştür. 10 dk.da okuyabileceğiniz sistem ve toplum eleştirisi.
Omelas'ı Bırakıp GidenlerUrsula K. Le Guin · İnka Kitap · 2026256 okunma
Diyalektik Ütopya
8/10
·344 syf.·
2023 109. kitabı
Bilim kurgu türünün göz bebeği kadın yazar Ursula Le Guin (2018) tarafından 1974 yılında yayımlanmış bir eser Mülksüzler. Kendisini feminist-anarşist diye tanımlamak çok basit kalır zannımca. Birçok eseri Türkçe'ye çevrilmiş ve bu türe ilgi duyuyorsanız zaten kitaplarından birini mutlaka edinmişsinizdir. Ben halihazırda 'Karanlığın Sol Eli' kitabını okuyorum ve mutlaka onu da okumanızı öneririm. Mülksüzler'e dönersek; Diyalektik Ütopya: İdeal toplum tasarımını, değişimin ve gelişimin itici gücü olan diyalektik yöntemle ele alır, yani toplumsal çelişkileri (tez-antitez) çözümleyerek daha ileri ve ideal toplumsal aşamaya ulaşmayı hedefler. Ursula da bu kitapta iki farklı düzene sahip gezegenin artı eksilerini sunarak her ikisini de eleştirerek ideal bir dünya nasıl olmalıdır ya da nasıl olmamalıdırı arıyor. *Spoiler içerir* İki gezegen: Anarres (Anarşist) ve Urras (kapitalist-emperyalist) Urras'tan 200 yıl önce pasif bir başkaldırı ile Odo önderliğinde Anarres'e göç eden bir halk. Odoculuk felsefesini sürdürüyorlar. Karşılıklı yardımlaşmaya, eşitliğe, ortak mülkiyete dayalı bir toplum düzeni hakim Anarres'te. Zor iklim şartları, kıtlık, kuraklık ile baş etmeye çalışıyorlar. Hiçbir şeye sahip değilsiniz burada. Eviniz, lambanız, arabanız, aileniz, çocuğunuza bile. Serbestlik ve mülkiyetsizlik hakim. Roman boyunca özgürlük, paylaşım, mülksüzlük, sahipsizlik, tüketim, dönüşüm gibi söylemler sorgulanmakta. 1960'ların devrimci ruhunu yansıtıyor roman. Gezegen isimleri bile USA-SSCB'ye göndermede bulunuyor. Kapitalist düzen eleştiriliyor. Kitabın türüne bilim kurgu desek de hem politik hem distopik hem ütopik edebiyatı kucaklıyor. Ana kahramanımız fizikçi Shevek karakterini Oppenheimer'den esinlenmiş yazar. Kitapta sembolik çok şey var, mesela duvar. Berlin Duvarı
MülksüzlerUrsula K. Le Guin · Metis Yayınları · 202215,6bin okunma
8/10
·312 syf.·
2025 22. kitabı
Okunması gereken 100 eser başlıklı, pek de beğenmediğim listelerde adını gördüğüm bu kitabı nihayet okudum da içim rahatladı. Listeye torpilli giren diğer kitapların aksine ben gerçekten beğendim. Biyoloji ve genetik güncel uygulamaları içerdiğinden mi bilmiyorum ama ekstra bilimsel olması hem de kendi alanımdan çok hoşuma gitti. Aykırı bir eser olarak sayılabilir çünkü içerisinde özgürlük var. Otobiyografik ögeler içerdiğini okumuştum ama bundan emin değilim. Kurgusu gerçeğe çok uygun evet. Elimden bırakamadığım zamanlar oldu bu pek olmaz okumalarımda. Merak ettim neler olacak diye. Özgür bireyler var ve onların dürtüsel hareketleri herkes tarafından hoş karşılanmaz. Bu yüzden sevilmeyen bir kitap da olabilirdi pekala. Farklılıklara tahammül edemiyorsanız, tabularınız varsa hayata karşı, annelik kutsaldır diyorsanız okumayın hiç. Modern toplumda insanın yalnızlığı iki kardeş arasındaki zıtlıklarla eğlenceli ve trajikomik şekilde hatta dramatik bile... anlatılıyor. Yazarın başarılı bir eseri olduğunu düşünüyorum.
Temel ParçacıklarMichel Houellebecq · İthaki Yayınları · 2022166 okunma
8/10
·250 syf.·
2025 21. kitabı
Rus edebiyatında önemli bir şair- yazar, Puşkin hayranı, Gogol ile çağdaş olan Lermontov çok genç yaşta düelloda hayatını kaybetmeseydi eminim ki ismi daha çok anılacak, daha çok okunacak ve şaheserler bırakacaktı arkasında. Rus klasiklerinden sayılan ve onun tek romanı olan bu kitap zamanına göre birçok ilki barındıran, çığır açan bir kitap. Kahramanımız bekar ve yakışıklı asker 'Peçorin' birçok genç kızın ve kadının kalbini kazanıp kırmakta. İnsanların başlarına musallat olup onları yıkıma uğratmak, gittiği her yerde birilerinin felaketi olmak onun pek umurunda da değil. Öyle de duygusuz. Anti kahraman yaratmak Lermontov'un zamanının bir ilki. Kitap adı tamamen ironi niteliğinde. Aslında içindeki öyküler parça parça yazılmış ve daha sonra kitaplaştırılmış ve bağlantılarla birleştirilmiş. Bela, Prenses Meri, Maksim Maksimiç gibi karakterlerin ayrı ayrı hikayelerinde Peçorin'in rolünü okuyoruz. Belki çok seveceksiniz onu ya da nefret edeceksiniz. Ortası olmayacak.
Zamanımızın Bir KahramanıMihail Yuryeviç Lermontov · İletişim Yayınevi · 20235,5bin okunma