stran stran

stran stran
@gazinastranek
Ronî mîna evîné, tarî mîna miriné
öğretmen
yüksek lisans
Diyarbakır
Dünyalı
13 okur puanı
Şubat 2021 tarihinde katıldı
"senin gönlün daima meshur ve musahhardır, mazursun gamın ne olduğunu asla bilmedin, mazursun. ben sensiz bin gece kan ağladım, sen bir gece sensiz kalmadın, mazursun!"
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Okumak, ama neyi, neden ve nasıl okuyacağız
Okumak, ama neyi, neden ve nasıl okuyacağız? Biz farkında olsak da olmasak da okuduklarımız bir şekilde bizi, davranışlarımızı yönlendiriyor. Aldığımız her kararımızı, seçimlerimizi bu okuduklarımız, dinlediklerimiz, izlediklerimiz belirliyor.Hepimiz okumanın ne değerli bir iş olduğunun farkındayız. Kime sorarsak herkes okumanın erdemlerinden, faziletlerinden bahseder ve mühim bir şey olduğu konusunda hemfikirdir. Ben okumanın yeterli olmadığını düşünenlerdenim. "Okumak, ama neyi, nasıl okumak?" asıl önemli olanın bunlara verdiğimiz cevaplar olduğunu düşünüyorum. Okuduğumuz kitaplarla cedelleşmiyorsak, içimizde itiraz çığlıklarını uyandırmıyorsa yazarıyla kavgaya tutuşturmuyorsa çerez niyetine boş vakitlerimizi doldurup hoş vakitler geçirmemizi sağlıyorsa bir kitap bizi inşa etme konusunda çok yetersiz kalır. M. Bozkurt
Felsefe-Düşünce
Ne iyi olurdu aylak bir insan olsaydım. Aylak bir insan, daima iyi insanlar, sevimli yerler arayabilir; onun berrak ruhu geniş gökyüzüne, özgür yollara açıktır. Bu yollar insanı hem hiçbir yere hem de her yere götürür. Beni, bir istek bile olamayan hafiflemenin yalancı resimleriyle oyalayan tarifsiz güçsüzlük, git benden!
10/10
Aliya İzzetbegoviç'in, "Konuşmalar" adlı kitabını okuyorum. Okuduğum kitapları pek burada yazmıyorum, ama bundan sonra önemli gördüğüm kitapları burada paylaşacağım, güzelliklerin paylaşarak çoğalmasına katkıda bulunmak istiyorum. Bu kitapta, Aliya'nın çok farklı ortamlarda yaptığı konuşmalar yer alıyor. Büyük kısmı yazılı metinlere dayanmayan bu konuşmaları okurken bir düşünür ve bir lider olarak ve daha önemlisi bir insan olarak Aliya'ya dokunduğunuzu hissedeceksiniz. Bu konuşmaların satır aralarında hayatında hiç sevmediği ama katlanmak zorunda kaldığı resmi protokollerin, törenlerin ötesinde halkına öncülük eden ama onlardan biri olarak özgürlüğü uğrunda saldırganlarla sonuna kadar mücadele eden, katliamlara örtük destek sağlayan büyük ve medeni devletlere insan olmayı mümkün kılan erdemlilik dersi veren bir Aliya'ya tanık oluyoruz. Şöhretin ve karizmanın bastıramadığı bir insana dokunursunuz Aliya'yı okurken. Sağında ve solunda patlayan bombalara aldırış etmeden yürürken, "Başkan korkmuyor musun?" diye seslenen Saraybosnalı kadına "Korkuyorum, ben de insanım." diyebilen bir Aliya var karşınızda. Aliya şöyle diyor: "Bir başkan, eğer dürüstse, askerleriyle aynı yemeği yemelidir. Farklı bir şey daha yerse yanlış yapmış olur. Başkan olarak ben de, askerler ne yiyorsa onu yiyorum. Maaş almıyorum ve almamalıyım. Bu durumda tek bir dolar bile kazanmamalıyım" Uruguay devlet başkanının yöneticilere ders niteliğindeki yaşayışı bir Müslüman düşünür ve devlet adamının da sergilediğini burada belirtmek isterim: O düşünür ve devlet adamı Aliya İzzetbegoviç. Mekanın cennet olsun Aliya....
KonuşmalarAliya İzzetbegoviç · Klasik Yayınları · 2010404 okunma
Çocukluğumda pek bir şeyimiz yoktu. Ama etrafımızdaki kimsenin yoktu. O zamanlar mutlu olmak için bir şeylere sahip olmak gerekmiyordu, o yüzden mutluyduk. Bugün herkes mutsuz; sahip olamadıkları şeyler yüzünden değil, başkalarının sahip olduklarına sahip olamadıkları için.
İnsan ve Duygular