Sultan Alp Arslan Türkistan'da Karahanlılar üzerine 200 bin kişilik bir orduyla 1072'de sefere çıkmıştı.
Seferin sebebine gelirsek, Alp Arslan saltanatının ilk yıllarında doğu komşuları Gazneliler ve Karahanlılar ile evlilik yoluyla ittifak tercih etmişti. Melikşah, İbrahim Tamgaç Han'ın kızı Terken Hatun'la evlenirken, Şemsülmülk Nasr yani Tamgaç Han'ın oğlu, Alparslan'ın kız kardeşi ile evlendi.
Toharistân Meliki ve Alp Arslan'ın oğlu Ayaz ile Şemsülmülk Nasr Han arasında sınır çatışmaları oldukça şiddetlenmişti. Ayrıca Hârezm Meliki İlyas bin Çagrı'nın da aynı şekilde sınır sorunları bulunuyordu. Ayaz, Şemsülmülk Türkistan'da iken bunu fırsat bilerek Semerkand civarı yağma faaliyetlerinde bulundu. Şemsülmülk Nasr Han, bu habersiz saldırıda eşi yani Alp Arslan'ın kız kardeşini suçladı. Onun yeğeni Ayaz'ı kışkırttığını düşündü. Ardından onu feci şekilde dövdü hatta öldürdü. Bu durumdan Haberdar olan Sultan Alp Arslan 200 bin atlı ile bulunulan dönem için devasa boyutta bir ordu ile Ceyhun Nehrini geçti.
Burada önemli bir konum teşkil eden Berzem kalesini kuşatırken, kalenin savunucusu Yusuf adı verilen bir Deylemli, Sultan'ın karşısına teslimiyet göstermeye çıkmıştı. Yusuf, Sultan Alp Arslan'a kaynaklarda farklı ama benzer yönleri oldukça çok olan suikastini gerçekleştirmiş. Hançer ile Sultan Alp Arslan'ı ağır yaralamıştı.
Yusuf öldürülsede Sultan Alp Arslan 4 gün dayandıktan sonra 24 Kasım 1072'de Şehit oldu. Babası Çağrı Bey'in yanına Merv şehrine defnedildi. 25 Kasım 1072'de veliaht ilan edilen Melikşah Sultanlık makamına oturdu.