Kitap çok güzeldi. Bayıldım resmen. Ve ne yazık ki bazen çok beğendiğim kitaplar hakkında yazacak yorum bulamıyorum çünkü beni söyleyecek söz bırakmayacak kadar etkiliyorlar. Eminim ki bir çoğunuz bu kitabı duydu. Ve ilk kez bir kitap için neden okumakta gecikmişim dedim. Boşuna klasik dememişler,resmen kendi zamanının ötesinde bir yazar ve bir kitap... Konusundan biraz bahsedeyim; Bir kadının 13 yaşından öldüğü zamana kadar aşık olduğu adama dair duygularını anlatan bir mektuptan bahsediyor. Kitap yaklaşık 50 sayfa ve bir insan 50 sayfa boyunca aşkınımı anlatır diye düşünmedim değil. Hem klasik bu dilide sıkıcıdır demiştim. Ama beni bir güzel yanılttı. Gerçekten Stefan Zweig ya kadınları ya da aşkın sırrını çözdü bir şekilde yoksa bir insanın duygularını bu kadar net anlatamazdı. Mektup boyunca bilinmeyen kadının R adlı adama olan aşkını ,onu gördüğü ,onunla geçirdiği anların her saniyesini,onu bekleyişlerini ve acılarını okuyoruz. Kitap oldukça durgun. Hiçbir şekilde macera,olay vb bir şey yok. Ama sıkıcı mı ? Hiç değil. Sadece üzücü ve düşündürücü. Beni düşündüren tarafı daha küçücük bir kızken adamın yüzünü bile görmeden ona karşı bir şeyler beslemesi ve adam karşılık vermediği halde ölene kadar ona sadık kalması oldu. Bir insan nasıl başka bir insanı bu kadar çok sevebilir diye düşündüm. Beni üzen kısmı ise R nin düşüncelerine ait bir kısım olmayışıydı. Keşke mektup bittikten sonra yazar R nin ne hissettiğini ya da bir kez bile olsa kadına karşı bir şeyler hissedip hissetmediğini ve en önemlisi ölen çocuğa üzülüp üzülmediğine dair bir paragrafta olsa bir şeyler yazsaydı. Çünkü kadın her "Sen beni tanımadın"dediğinde ben üzüldüm. Kafamda her anını rahat rahat canlandırdığım bir klasikti. Alıp okursanız en fazla bir saatinizi alacaktır.