Enes İbni Mâlik’den -radıyallahu anh- rivâyet edildiğine göre Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu:
“Allah, iyiliğini dilediği kulunun cezasını dünyada verir. Fenalığını dilediği kulunun cezasını da, kıyamet günü günahını yüklenip gelsin diye, dünyada vermez.”
Peygamberimiz-sallallahu aleyhi ve sellem- devamla buyurduki:
“Mükâfâtın büyüklüğü, belânın şiddetine göredir. Allah, sevdiği topluluğu belâya uğratır. Kim başına gelene rızâ gösterirse Allah ondan hoşnut olur. Kim de rızâ göstermezse, Allahın gazabına uğrar.” (Tirmizî, Zühd
Peygamberimiz Hz. Muhammed (a.s.) şöyle buyurmuştur:
”Ben sizin darlıkla imtihan edilmenizden değil bollukla imtihan edilmenizden daha fazla korkuyorum. Darlık fitnesiyle imtihan edildiniz ve sabrettiniz. Dünya hoş ve tatlıdır.”
(Heysemi, Mecmeu’z-Zevâid, 18/15, HN: 17802
Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
”İki kurdun bir hayvan ağılına girerek verdikleri zarar, makam ve mal peşinde koşan Müslümanın kendi dinine verdiği zarardan daha çok değildir.”
(Heysemi, Mecmeu’z-Zevâid, 18/29, HN: 17831)