gbb bahar

gbb bahar
@gbbbahar
Rahmet merhamet incelik lazım ruhumuza
Eskişehir/ Şanlıurfa
Ankara, 1989
1222 okur puanı
Ağustos 2018 tarihinde katıldı
Yemek Duası
Elhamdülillah Elhamdülillah Elhamdülillâhillezi et amenâ ve sekânâ ve cealenâ minel müslimin. Verahmetullahi ve berâkâtühü âlâ sâhibi hezettaami vel âkilin. Ya Rabbel alemin Nimetini daim, vatanımızı kaim, nesillerimizi âlimeyle. Bize bu yemeği ikram edenlere sen de ikram eyle. Bu ziyafeti hazırlayanların vücutlarına sıhhat, geçmişlerine rahmet, rızıklarına bereket ihsan eyle ya Rabbi. Dinimize selâmet, imanımıza kuvvet ve bizlere iki cihanda da saâdet ihsan eyle ya rabbi. Nimetlerine karşı lâyıkıyla şükredemediğimiz için dert verip, derman aratma, kıtlık verip açlıkla bizleri imtihan eyleme. Ahirette Kevser havuzundan içmeyi, sırat köprüsünden geçmeyi, cennet ve cemalini görmeyi bizlere nasip eyle ya Rabbi. Sübhane rabbike rabbil izzeti amma yesifun ve selâmün alel mürselin velhamdülillahirabbil alemin. EL FÂTİHA
Reklam
Gerçek İman
Hazreti Ömer, halifeliği zamanında kontrol maksadıyla bir gece Medîne’de dolaşırken yoruldu ve dinlenmek üzere bir evin duvarına yaslandı. Bu esnada, evin içinde anne ile kızı arasında geçen şu konuşmayı duydu: Anne: -- Haydi kızım, kalk da süte biraz su katıver! Kız: -- Halifenin sütlere su katılmasını yasakladığını bilmiyor musun? Anne: -- Evet biliyorum. Kız: -- Öyle ise halifenin yasakladığı işi nasıl yapabilirim? Anne: -- Kalk da su koy şu süte, Ömer seni nereden görecek? Kız: -- Ömer görmez ama Rabbim görür. Vallahi ben onun göreceği yerde yapmadığım bir işi görmediği yerde de yapmam. Hz. Ömer, bu konuşmaları dinledikten sonra oradan ayrıldı. Daha sonra, iyi bir din terbiyesi görmüş bu yüksek ahlâklı fakir kızı oğlu Âsım ile evlendirdi. Bu hikayeden şunu öğreniyoruz. “Allah inancının, insanın davranışlarına olumlu yönde çok büyük tesiri vardır.”
Yolumuzdaki engeller
Eski zamanlarda bir kral, saraya gelen yolun üzerine kocaman bir kaya koydurmuş, kendisi de pencereye oturmuştu. Bakalım neler olacaktı? Ülkenin en zengin tüccarları, en güçlü kervancıları, saray görevlileri birer birer geldiler, sabahtan öğlene kadar. Hepsi kayanın etrafından dolaşıp saraya girdiler. Pek çoğu kralı yüksek sesle eleştirdi. Halkından bu kadar vergi alıyor, ama yolları temiz tutamıyordu. Sonunda bir köylü çıkageldi. Saraya meyve ve sebze getiriyordu. Sırtındaki küfeyi yere indirdi, iki eli ile kayaya sarıldı ve ıkına sıkına itmeye başladı. Sonunda kan ter içinde kaldı ama, kayayı da yolun kenarına çekti. Tam küfesini yeniden sırtına almak üzereydi ki, kayanın eski yerinde bir kesenin durduğunu gördü. Açtı .. Kese altın doluydu. Bir de kralın notu vardı içinde .. "Bu altınlar kayayı yoldan çeken kişiye aittir" diyordu kral. Köylü, bugün dahi pek çoğumuzun farkında olmadığı bir ders almıştı. "Her engel, yaşam koşullarınızı daha iyileştirecek bir fırsattır .."
Devlet Malı
Hilâfet makamında iken, Mekkeli bir dostu Hz. Ömer’in ziyaretine gelir. Vakit akşam vaktidir. Hz. Ömer evinde, gündüzden arta kalan devlet işlerini toparlamakla meşguldür. Dostuna ikramda bulunduktan sonra, biraz beklemesini söyler ve işinin başına döner. Resmî işler bitince, evde yanmakta olan mumu söndürüp yerine başka bir mum yakar. Arkadaşı Hz. Ömer’in bu davranışına şaşar ve sebebini sorar. Hz. Ömer ona şu cevabı verir: -- Söndürdüğüm mum, hazineye ait olup devletin malıdır. Devletin malı bana ancak devletin ve milletin işleri ile ilgilendiğim sürece helâl olur. Sen bana özel bir ziyaret maksadıyla geldin. Bu ziyaret kişisel bir iş olduğu için, görüşmemizi devletin malı olan mumun ışığında yapmamız doğru değildir. Bu görüşmenin, kendime ait mumun ışığında yapılması gerekir. Yaktığım ikinci mum, benim şahsîparamla aldığım bir mumdur. Bu değişikliği onun için yaptım. Bu hikayeden şunu anlıyoruz. “Devlet malı bütün toplumun ortak malıdır. Bundan dolayı, görevliler tarafından özel işlerde kullanılması doğru değildir. Devlet malını özel işlerinde kullanan görevliler, başkalarının hakkına el uzatmış, dolayısıyla harama bulaşmış olurlar.”
Kim dua ile rızıklandırılırsa İcabetten mahrum kalmaz Kim istiğfarla rızıklandırılırsa Bağışlanmaktan mahrum kalmaz
İslam
Reklam