Okuuu
Puan vermedi·400 syf.··
2026 67. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 10:21
"Hayatta terk edemeyeceğin ne varsa hepsi küçük bir sırt çantasına sığabilmeli." İlk önce geçen yıl sonlarında canım ablam kitapsevdam okurken dikkatimi çekmişti sevgili yazarımız Hikmet Hükümenoğlu . Hemen keşfedilecekler listeme eklenmişti. Yazarı detaylı araştırınca ilk kitabı Kar Kuyusu ndan başlayın külliyata diye tavsiye görür görmez zamanı geldi artık deyip hemen sepete eklemiştim. O kadar merak ediyordum ki kavuşulur kavuşulmaz başlandı ve külliyatı tamamlama kararım pekişmişti !! Neyse çok uzattım bitirdikten sonra bir kez daha " çok doğru karar vermişim be " dediğim yazardan okuduğum en sıradışı diyebileceğ 6. eserle geldiimmm bugün. Spoi ' yi fazla kaçırmadan eserimize geçecek olursak; Sıradışı diyorum çünkü baş karakterimiz karşımıza çıkanlardan o kadar farklı ki.. Nasıl mı? Karşısındaki kişinin herhangi bir eşyasına dokununca onunla ilgili gizli saklı bütün her şey görebiliyor. Psişik mi denilirdi emin değilim ama işte o yönü kuvvetli Giray Bey ' in. Her şey Komiser Defne' nin kaybolan bir çocuğu araştırırken eski kocası Giray'dan bu gücünü kullanması için yardım istemesiyle başlıyor.. Hayal gücünüzü olabildiğince zorlayacak eseri okumadan önce arkadaşlar kendinizi distopik dünyaya hazırlayınnn!!!
1000Kitap
04:00Hikmet Hükümenoğlu · İthaki Yayınları · 2026665 okunma
9/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2026 107. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 17:04
Herkese Merhaba 8-9 yaş grubuna hitap eden biraz aktan zorbalığını konu almış, çocuklar için harika bir kitap önerisi ile geldim. 4.sınıfın başladığı gün okula yeni biri gelir Valentine, ama okula girer girmez Lorie tarafından alaya alınır çünkü çantası mickey mouse figürlüdür. Paul disleksi olan sözlü okuma sınavlarından oldukça korkuyor çünkü sınıf arkadaşı Lorie sürekli dalga geçip alay ediyor. Paul ve Valentine birlikte hareket edip Lorie ile dalga geçmenin yollarını ararlar, türlü türlü planlar yaparlar ama bir türlü Lorie ile dalga geçecekleri fırsatı yakalayamazlar. Taa ki bir gün parkta yine plan yapmaya çalışırlarken yaşadıkları olaya kadar. Acaba parkta neler oldu? Paul ve Valentine Lorie ile dalga geçecek mi? Çocuklarımızla birlikte okuyup bu harika kitap üzerine oldukça güzel sohbetler yapılabilir. Ben çok sevdim, sizlerinde seveceğine eminim
Eyvah Alaycı!Nathalie Somers · Erdem Çocuk Yayınları · 20261 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
7/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 19:10
Kitap insanoğlu için bir umut ışığı değilde daha bir yüzleşme kitabı.Çağımızda yaşadığımız çıkmazlara dair bir ayna. Mesela geçmişte insanlar bir ekonomik kriz yaşandığında bunun geçici olduğunu düşünürdü. Bir süre sonra piyasalar toparlanır, hayat normale dönerdi. Bir savaş çıktığında savaş biter, yeniden inşa süreci başlardı. Bir göç dalgası olduğunda bunun belirli bir bölgeye özgü olduğu varsayılırdı. Ama artık her şey daha farklı. İklim krizi sadece çevre sorunu değil, tarımı, gıda fiyatlarını, göçü, savaşları ve ekonomik istikrarı direkt olarak etkiliyor. Kuraklık milyonlarca insanı yerinden ediyor, bu da göç hareketlerini artırıyor.Göç sadece sınır sorunu değil; eşitsizliklerin, savaşların ve iklim krizinin sonucu. İnsanlar keyiflerinden değil, yaşadıkları yer artık yaşanamaz hale geldiği için göç ediyor.Otoriterleşme sadece bazı liderlerin kişiliğiyle açıklanamaz. İnsanlar belirsizlik ve korku arttığında daha güçlü, daha sert, daha korumacı yönetimlere yöneliyor.Ekonomik eşitsizlik ise sadece gelir dağılımı meselesi değil; toplumların geleceğe olan inancını aşındırıyor. İnsanlar çalıştıkları halde daha iyi bir hayat kuramayacaklarını hissetmeye başlıyor. Sorunlardan biri çözülse bile diğerleri onu yeniden üretiyor. Bu yüzden sistem kendi yarattığı sorunları artık eskisi gibi absorbe edemiyor. Duymaya alışık olduğumuz, teknoloji her şeyi çözer, ekonomik büyüme herkesi refaha ulaştırır, demokrasi her zaman yolunu bulur, yarınlar bugünlerden daha iyi olacaktır gibi sözler artık hiç birimizi ikna etmiyor.Kitapta sürekli hissedilen duygu umutsuzluk değil bence daha çok ufuk kaybı.Eski ideolojiler, eski siyasi formüller, eski ilerleme hikâyeleri artık bize anlam veremiyor.Ama onların yerine geçecek yeni bir düşünce de henüz ortaya çıkamadı. Bu noktada yazarın sık
Sıfır NoktasıSlavoj Zizek · Monokl Yayınları · 202618 okunma
Puan vermedi·344 syf.··
2026 45. kitabı
Kederli günlerden geçen bir derviş, rüya aleminde gizemli bir adaya düşer. Bu adada insanlık tarihinin en büyük zihinleri peygamberler, veliler, filozoflar ve edebiyatçılar büyük bir halka şeklinde oturmuş, sanki dervişi beklemektedir. Derviş halkanın ortasına oturur ve hayatın dertlerine karşı bu nurani meclisi dinlemeye başlar. Kitapta 99 teselli bulunmaktadır: ölüm korkusu, yalnızlık, ayrılık, başarısızlık, umutsuzluk, hayal kırıklığı, yaşlanma,mutsuzluk, kaygı, değersizlik hissi... Yazarın sade ve akıcı bir dili var. Altı çizilecek bir çok cümleye sahip.Yüzyıllar önce yaşamış bir dervişin, Schopenhauer’ın ya da Tanpınar’ın da tıpkı bizim bugün hissettiğimiz o iç sıkıntılarıyla, kaygılarla ve hüzünle boğuştuğunu görmek, insana yalnız olmadığını hissettiren bir huzur veriyor.Kitap, dünyanın neresinde doğarsak doğalım, acımızın da neşemizin de aynı dilde olduğunu hatırlatıyor. Kitap boyunca yukardan bakan, ders veren bir üslup yerine, yaranıza üfleyen, size şefkatle yaklaşan bir dost eli hissediyorsunuz. Sayfaları kapattığınızda içinizde karanlık bir keder değil, tam aksine her şey geçecek ve her şey olması gerektiği gibi dedirten, teselli bulmuş, aydınlık bir ferahlık kalıyor.
Dervişin Teselli KoleksiyonuMecit Ömür Öztürk · Hayykitap · 201710,2bin okunma
Puan vermedi·280 syf.··
2026 127. kitabı
Anlaşılmak, insanın kelimelerinin ötesinde, suskunluklarının da duyulmasıdır. Bazen uzun cümleler kurmadan, yalnızca bir bakışla ya da sessiz bir varlıkla kendini ifade edebilmektir. İnsan, gerçekten anlaşıldığında savunmalarını, eylemlerinin haklı nedenlerini anlatmayı bırakır, çünkü yargılanmayacağını, eksikleriyle ve kusurlarıyla kabul göreceğini hisseder. Bu yüzden anlaşılmak, yalnızca bir iletişim biçimi değil, ruhun kendine güvenle sığınabildiği limanlardan biridir. Bunun için de insan bazen bir psikiyatri koltuğuna yalnızca yaşadığı sorunları anlatmak için değil, sonunda gerçekten anlaşılabilmek için oturur belki de. Çünkü kimi yaralar çözümden önce görülmek, kimi acılar ise öğütten önce duyulmak ister. O koltukta kurulan en değerli bağ, insanın yıllardır taşıdığı yüklerin ilk kez yargılanmadan dinlenmesidir kimbilir. Dolayısıyla ben de Gülseren Budayıcıoğlu’nun anlattıklarını dinlemeyi çok seviyorum. Belki de hiç tanımadığımız insanların hayatlarını dinlerken, tanıdıklarımıza oranla onları daha iyi anlıyoruz. Çünkü tarafsız bakıyoruz belki de. Aslında çoğu hayat birbirine çok benziyor. Biraz da kendimizden bir şeyler buluyoruz. Benzer hüzünler, eksiklikler, mutluluklar ya da acılarla karşılaştığımız zaman, satır araları daha yakın geliyor bize. Zaman içerisinde ikili ilişkiler öyle çok değişti ki, bunun belki de en büyük etkisi teknolojinin bu kadar hayatımızın içerisinde olumsuz duygular bırakması diye düşünüyorum. Sosyal medyada görülen sahte hayatlar ya da mutluluklar, bizim insan ilişkilerimizi oldukça zedeledi. İzlediğimiz videolar ya da görseller bir toplum insanının birbirine ne kadar iyi geçindiğini gösterse de, gerçek hayat bunun tam tersini söylüyor bize. Dolayısıyla insan ilişkilerini daha çok konuşmaya ihtiyacımız var. Budayıcıoğlu’nun anlattığı
Anlaşılmak ŞifadırGülseren Budayıcıoğlu · Doğan Kitap · 202631 okunma
Belki Derdimize Çare Bir Çiçek
Puan vermedi·144 syf.··
Beğendi
·
2026 35. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 18:05
İncelememe Kitabın En Sevdiğim Alıntısıyla Başlamak İstiyorum Genç dostlarımız Allah'a (c.c.) dayansınlar, çalışmaya ve gayrete sarılsınlar. Yenildik, pes ettik, demesinler. Yedi kez düşseler de sekizinci kez ayağa kalksınlar. Hayattan geriye anlatılmaya değer bir hikâye bırakmaları gerektiğini unutmasınlar. İnsan, bu hayatı boşa yaşamış olamaz. Bizden önce milyarlarca ruh yaşadı ve gitti, bizden sonra da milyarlarca ruh gelip geçecek. İnsan hayatı, sonsuz âlemde bir ışık çakımı gibi... Öyleyse buraya güzel bir sada, hoş bir iz bırakmak gerek. Yaptıklarımızla, söylediklerimizle, dokunduğumuz kalplerle... Bunun için sâ'ye, çalışmaya sarılmak lazım... Bu satırları okuduğumda içimdeki o geçici telaşın dindiğini hissettim. Bazen hepimiz "her şey üstümüze geliyor" diye düşünüyoruz ama bu kitap bize aslında hayatın ne kadar kıymetli bir "iz" bırakma fırsatı olduğunu hatırlatıyor. Düştüğümüzde "yenildim" demek yerine, yedi kere düşüp sekizinci kez ayağa kalkmanın o asil direnişini kuşanmak... Bu, ruhu gerçekten hafifleten, insanı kendi eksenine döndüren bir bakış açısı. Hayat, evet, sadece bir ışık çakımı kadar kısa ama bu kısa sürede dokunduğumuz kalpler, ettiğimiz güzel sözler ve çabamızla dünyaya bıraktığımız o hoş sada, baki kalacak olan asıl mirasımız. Eğer siz de hayatın karmaşasında soluklanacak, "tekrar ayağa kalkmak için" bir neden arayacak bir dost sesi arıyorsanız, bu kitap tam da omuzunuza dokunup "devam et" diyecek türden. Başucunuzda dursun, her sayfada kendi hikayenize dair bir parça bulacaksınız. Şimdi Geçelim Kitaba Modern zamanın gürültüsünde yorulmuş, kendi içine dönmek isteyen herkes için bir sığınak bu kitap.Bu kitap, modern dünyanın karmaşasında kaybolan, sürekli bir yerlere yetişmeye çalışan ruhumuza verilmiş bir mola gibi. Sadettin Ökten, Kemal
Belki Derdimize Çare Bir ÇiçekM. Kemal Sayar · TK Kitap · 2025977 okunma