Kadınlar evlenmesin o zaman diyen erkeklere bir sözüm var. Aile evinde her kadın çiçek gibi kalmıyor. İşim yok şu an ve ev temizliği annem pek yapmıyor veya bir kısmından kaçıyor. Aşırı bir yük. Bir şekilde sınavı kazanıp minicik ev kiralamak ve tek kalmak istiyorum. Minik evi temizlemek kolay. Sabah kalkarsın hızlı biter. Fazla bulaşık olmaz. Kirli çamaşırları her gün atmasam bile en geç 2 güne bir atarım. Ütü işi kolay. Günde iki öğün yerim. Bazen dışarıdan yerim. Doyurma derdi olmadan pratik yemek kendime yaparım. Mis gibi hayat vallahi. Evliliğin kendisi büyük çoğunlukla bok gibi. Çocuğun olacak. Ona bak ve yıllarını törpü et. Doğururken acı çek. Kürtaj yapmak istersen kocandan izin almak zorunda kalırsın. Koca bir ev temizle. Eşin görevini bilmesin veya az yapsın. Onun akrabaları, komşular veya arkadaşlarına hizmet derken hayatın cehenneme döner. Oysa kendi ayaklarının üstünde duran yalnız bir kadın savunma sanatlarını öğrenir, kurslara veya bir çok mekana hiçbir baskı veya zorunluluk olmadan gider. Kim iş çıkışı gece sinemasına gitmeyi istemez veya konserlere? Erkek milletinden hayırlısı nadiren çıkar. Bizim coğrafya için durum bu. Yurt dışında da benzer şekilde düşünen erkekler var. Sırf yabancı diye daha medeni olduklarını sanmayın sakın.
1000Kitap
O Sen Misin
O SEN MİSİN Hani bir yolculuk hayal edersin ya hep Koyu mavi gecelerde içinden geçirirsin trenleri Hep bilinmedik yerleri özlersin ya nedense Sıra gelmez kuyruklarda beklersin Ve bir gün karar verirsin Avucunda terden ıslanmış bir umut, haydi korkma hayal et Son vagonun son numarasıdır alabildiğin o son bilet Kalkış saati yarın sabah sıfır dört, otuz Bu gece sonlanır mı uykusuz Uyusam… ya kalkamazsam Ya son treni kaçırırsam Neyse şu şiirimi yazayım yarım kalmasın Şiirde bile olsa aşkım solmasın Bir rüya çağırır seni derinliklerine Gerçek yolculuğun rüyadadır belki de Bir kompartımanın gürültülü sesi Ahşap kapıların nemli nefesi Hayal edersin belki tanışırım burada Bir ömür beklediğim hayatımın aşkıyla Tren kalkar ağır bir sarsıntı bir titreme Onlarca yolcu bir telaş bir iteleme Bir sigara yakayım sonra yerime oturayım Nazik bir ses tınılar af edersiniz bayım Kibarca döneyim bende onu selamlayım Bir el dokunur omuzlarına Döner dönmez çarpılırsın bakışlarına Aman Allah’ım bu belki de odur Nurdan bir çehre bir yağmur tanesi sudur
Reklam
Sensizliğin bilmem kaçıncı çarşambasında; kaldırım köşelerinde, gecenin en sessiz anlarında sayıklayıp duruyorum ismini.
Düşlerin parlayıp söndüğü yerde Buluşmak seninle bir akşam üstü Umarsız şarkılar,dudağımda bir yarım ezgi Sığınmak gözlerine,sığınmak bir akşamüstü Gözlerin bir çığlık,bir yaralı haykırış Gözlerin bu gece çok uzaktan geçen bir gemi Z. Livaneli
Şiir
İnsanı en çok zanları "ötekileştirir" İnsanı en çok vazgeçemedikleri "tüketir" İnsanı en çok elde ettikleri "fakirleştirir" İnsanı en çok kendini bilmezliği "yabancılaştırır" Yine de bitmez yolculuk Hep bulur gece gündüzü Hep buluşur nefes nefisle İnsan bu, yaşadım sayar "soluklanıp" Kalbinin duvarında yazanları fark etmedikçe... Hancının Seyir Defteri
Kitap Alıntısı
Hep orada olacak diye aldıklarımız… bir gün sessizce gider. Değer bilmek, kaybetmeden önce görmektir. #değervermek #kaybetmeden #küçükprens
Reklam
Reklam