Puan vermedi·309 syf.··
2026 3. kitabı
İçeriğini bilmeden, öneri üzerine aldım. Gece uykum gelsin diye sadece 10 sayfa okuyayım dedim. Ama gece 2'de kitabı bitirdim. Merak unsuru kitabı elimden bıraktırmadı. Ters köşe bir kitaptı. Yazarı Yunanmış; biraz Türkleri yabani göstermiş. Onun haricinde güzel bir kitaptı, okuması da oldukça zevkliydi.
Sessiz HastaAlex Michaelides · Domingo Yayınevi · 202312,7bin okunma
10/10
·96 syf.··
2026 52. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 23:46
"Hepimiz Gogol'un paltosundan çıktık." Dostoyevski !!!(Spoiler içerir, rahatsız olacak olanlar okumayabilir, ancak sonunu bilseniz de kesinlikle okumak isteyeceksiniz. ) Akakiy Akakiyeviç, Rusya'da silik, utangaç, kendi halinde işini çok iyi yapan,kimsesiz bir devlet memurudur. St.Peterspurg dondurucu derecede soğuktur ve Akakiy'in yalnızca bir paltosu vardır. Onu senelerce dikip, yamayıp giymiştir. Ama artık paltosu eskimiş, kullanılmaktan incelmiş, perişan bir hale gelmiştir. Terziye gider, ama terzi paltoyu onarmayı reddeder, çünkü palto çok kötü bir durumdadır. Ona yeni bir palto dikmeyi önerir. Ama Akakiy'in palto diktirecek parası yoktur. Yeni palto onun için servet değerindedir. Akakiy'in dünyası başına yıkılır. Aylarca düşünür, hesap yapar, o arada maaşına da zam gelince çok üşüdüğü için paltoyu diktirmeye karar verir. Terzi ona muhteşem bir palto diker, o kadar mutlu olmuştur ki hemen giyer ve işe gider. Arkadaşları bu duruma çok sevinirler. Yeni paltoyu giyip işe gittiği ilk gün meslektaşları onun onuruna bir parti verir. Akakiy, gece evine dönerken zorbalar tarafından önü kesilir ve yeni paltosu gasp edilir. Akakiy kahrolmuştur. Çalınan paltosunu bulmak için polise ve dönemin yüksek rütbeli bürokratlarına başvuran Akakiy, herkesten azar işitir ve hor görülür. Polis ,devlet memurları ve 'mühim insanlar' tarafından derdi küçük görülür. Bürokrasinin bu umursamazlığı ve soğuk hava karşısında ağır bir hastalığa yakalanan Akakiy Akakiyeviç hayatını kaybeder. Sonunda, ölen memurun hayaleti sokaklarda dolaşıp insanların paltolarını sırtlarından çalarak intikam almaya başlar. Burda hayalet, hortlak ve gerçeküstü kavramlar Gogol tarafından bilinçli yapılmıştır. Ezilen insanların görünmezliğinin dramını yazmıştır. Dönemin Rusya'sında alt sınıfın karşılaştığı
PaltoNikolay Gogol · Ayrıntı Yayınları · 201546,2bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
5/10
·69 syf.··
2026 7. kitabı
Kitabın başında yaşanan olağanüstü geceyi tanımlamak için o kadar çok kelime sarf etmiş ki yazar okuyan kişi artık ne oldu da bu kadar anlatması zor olabilir ki diye düşünebiliyor. Fakat ilerleyen sayfalarda olayı anlatmanın çok da zor olmadığını anlıyoruz.
Duygu ve Düşünce
Olağanüstü Bir GeceStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2023171,6bin okunma
B A Y I L D I M
8/10
·112 syf.·
2024 68. kitabı
Bazı kitaplar sadece okunmaz; Akdeniz’in o hem canlı hem melankolik sokaklarında, sinematografik bir rüyanın içinden geçilerek yaşanır. Antoni Casas Ros, bu sarsıcı eserinde matematiğin soğuk formüllerini şiirin sıcaklığıyla eritiyor ve acıyı saf bir estetiğe dönüştürüyor. Roman, feci bir kaza sonrası yüzünü kaybedip gecenin loşluğuna sığınan bir matematikçi ile toplumun kıyısındaki sıra dışı, marjinal ruhların rehberi Lisa’nın yollarını kesiştiriyor. Bu tuhaf ve kalıpları yıkan karakterlerin adımları, okuyucuya buram buram İspanya sokaklarında geziniyormuş hissi veriyor. Sayfalar arasında Pedro Almodóvar sinemasının o cesur, kuralsız ve rengarenk dokusu kelimelerle yeniden hayat buluyor. Yazarın önümüze fırlattığı teorem ise kitabın bittiği yerde bile zihinde dönüp duruyor: "Korkunç veya çirkin bir şeyi güzelliğe çevirmek için ona yeterince uzun süre bakmak yeterlidir." Kusurlu olanın içindeki o gizli kutsallığı keşfeden roman, "Ahenk = Kaos" denklemiyle hayatın vahşi ritmini fısıldıyor. Yaralarını Almodóvarvari bir estetikle taçlandırmak, Akdeniz ikliminin o gizemli gece yürüyüşlerinde tuhaf karakterlerin izini sürmek isteyenler için sarsıcı, deneysel ve büyüleyici bir başyapıt.
Almodovar TeoremiAntoni Casas Ros · Sel Yayıncılık · 2013945 okunma
4/10
·70 syf.··
2026 342. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 19:04
Dramatik Şair Evlenmesi. Stefan Zweig'in bütün eserlerini büyük bir heyecanla okuyan biri olarak Rahel Tanrı'yla Hesaplaşıyor beni en çok şaşırtan kitabı oldu. Hatta kitabın kapağını kapattığımda aklımdan geçen ilk şey şuydu: "Bunu bana isimsiz verseler Zweig yazdı demezdim." Çünkü burada alıştığım Zweig yoktu. Ne Yakıcı Sır'daki o ince psikoloji, ne Bir Kalbin Çöküşü'ndeki o insan ruhunu didik didik eden anlatım, ne de Olağanüstü Bir Gece'deki o sarsıcı dönüşüm hissi... Bu kitap bana daha çok Victor Hugo'nun ya da Jack London'ın kaleminden çıkmış gibi geldi. Fikirlerin, inancın ve tartışmaların ön planda olduğu; karakterlerden çok meselenin konuştuğu bir metin. En çok da çıkış noktasını garipsedim. Bir insanın Tanrı'yla hesaplaşmasını okumak ilgi çekici bir fikir olabilir ama burada anlatılanlar beni duygusal olarak yakalayamadı. Oysa Zweig'i Zweig yapan şey tam da budur. İnsan ruhunun en karanlık, en kırılgan köşelerine girer ve sizi karakterle birlikte yaşatır. Burada ise karakterleri değil, fikirleri takip ettiğimi hissettim.
Rahel Tanrı’yla HesaplaşıyorStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202124,8bin okunma
Bazı Kitaplar Bittikten Sonra Başlar
Puan vermedi·312 syf.··
2026 34. kitabı
Tarık Tufan'la ilk kez Gece Açan Çiçekler sayesinde tanıştım ve açıkçası bu zamana kadar okumamış olmaktan dolayı biraz pişman oldum. Kitabı o kadar sevdim ki diğer kitaplarını da en kısa zamanda okumayı düşünüyorum. Roman, annelerinin ölümünün ardından Canfeda Konağı'nda bir araya gelen dört kardeşin; Halide, Zehra, Cihangir ve Nihal'in hikâyesini anlatıyor. Her birinin yaşadığı acılar, kırgınlıklar ve geçmişleri o kadar gerçek hissettirdi ki bazı yerlerde onların üzüntüsünü ben de hissettim. En sevdiğim taraflarından biri de geçmişte yaşananların bugünü nasıl etkilediğini çok güzel göstermesiydi. Konuşulmayan duyguların, saklanan sırların ve yıllarca taşınan yüklerin insan hayatında ne kadar derin izler bırakabileceğini roman boyunca hissediyorsunuz. Bir yanda aşkı uğruna ölümü bekleyen Derviş Ali, diğer yanda ailesi ve geçmişiyle yüzleşmek zorunda kalan Halide... Bu iki hikâye öyle güzel birleşiyor ki kitabın atmosferinden çıkmak pek mümkün olmuyor. Ben kitabı büyük bir keyifle okudum. Bitirdikten sonra da etkisi uzun süre üzerimde kaldı. Benim için unutulmayacak kitaplardan biri oldu.
Gece Açan ÇiçeklerTarık Tufan · Doğan Kitap · 20258,1bin okunma