10/10
·280 syf.··
2026 157. kitabı
Tıp öğrencisi Amy, bir gece boyunca yüksek güvenlikli psikiyatri servisi olan D Koğuşu’nda nöbet tutmak zorundadır. Ancak bu sıradan görünen nöbet kısa sürede bir kâbusa dönüşür.Kapılar kilitlidir.Dışarı çıkmak mümkün değildir.Üstelik hastalar ve personel gizemli şekilde ortadan kaybolmaya başlar.Amy bir yandan koğuştaki korkunç olayları anlamaya çalışırken, diğer yandan yıllardır kaçtığı geçmişiyle yüzleşmek zorunda kalır. Freida McFadden son yılların en popüler psikolojik gerilim yazarlarından biridir. Beyin hasarı alanında çalışan bir doktor olması, tıbbi ve psikolojik gerilim atmosferini oldukça inandırıcı kurmasına yardımcı oluyor. D Koğuşu (Ward D), yazarın en çok konuşulan “kapalı mekân gerilimlerinden” biridir. D Koğuşu Freida McFadden
D KoğuşuFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20243,541 okunma
Giriş Ben Gelişme Sen Sonuç - Aşk Köpekliktir
7/10
·344 syf.··
2026 32. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 19:06
Aşk Köpekliktir kendisinin bir okuru veya hayranı olmamama rağmen Ahmet Ümit beyefendiden okuduğum en iyi kitaptı. İçerisinde 9 öykü var ve kimi trajik, kimi komik, kimi melankolik kimi de şaşırtıcı konulara sahip. Özellikle son öyküsü olan “Aşk Köpekliktir” oldukça etkileyiciydi. Aşk gerçekten de köpeklik miydi? Evet değerli 1000K. Aşık olduğunu fark etmek gerçekten de tuhaf. Çoğu zaman iş işten geçtikten sonra anlıyorsunuz. Anladığınız zaman ise fiziksel kramplar yaşatan, ayna başından ayrılamadığınız, gece aklınızda olup sabah dokunuşu ile uyandığınız duygular yaşatıyor. Yanında olduğunuzda çok mutlusunuz ama evinize döndüyseniz komplo teorileri geliştirmeye başlıyorsunuz. Ah, hele ki içine ayrılık girdiyse… İşte o vakit depremler oluyor ve sürekli yıkılmış bir şekilde onun kokusunu takip ediyorsunuz. “Aşk Bir Mucizedir” öyküsü kısa olmasına karşın çok bam teliydi. O kadar çok güldüm ki sonunda; düşlerin gerçekten de yaşam gibi bir sonu olduğunu güzel anlatmış Ahmet Ümit. “Aşk Bir Özentidir” öyküsü diğer favorim. Hapishane müdürü olan klas, şık, mahkumlara son derece nazik ve örnek bir müdür olan Nail bey’in nasıl katil olma eşiğine gelmesini aşk üzerinden öyle güzel anlatmış ki Ahmet bey, şaşırdım kaldım. Ben öykünün uzun roman formatında yazılmasını son derece arzu ederdim. İşin başı da sonu da aşka dayanıyor. Ama siz aşka dayanabiliyor musunuz? Başlı başına kafi bir delil midir aşk? Yoksa çözümsüz bir problem midir? Okuyun ve taraf olabiliyorsanız tarafınızı seçin.
Aşk
Aşk KöpekliktirAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201517,2bin okunma
Reklam
Boşa Geçen Yüzyıllar
6/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
Bu yazarın daha önce iki kitabını(İnsanlar- Gece Yarısı Kütüphanesi) daha okumuştum. Hep farklı sıra dışı konuları oluyor. En sevdiğim şimdilik İnsalar kitabı. Bu da ilginç bir kurgu düşündürücü çok yanı var yine de boşa geçen zaman fazla hızlı ve zamandan zamana geçişler biraz nasıl desem yersiz geldi bana. Tam bir olayın ortasında öyle bir zaman atlaması yapıyor ve anıyı öyle uzun anlatıyor ki geri geldiğinde hop neredeydi bu ne yapıyordu oluyorsun. Ahmet Ümit in Kukla kitabında da böyleydi sorguda adam anıya giriyor ve o kadar uzun oluyor ki sorguya geri dönüp ne diyorsunuz dendiğinde hönk ne neredeydi be bu diyor insan. 2 ayda zor okumuştum . İçim şişmişti boşa geçen zaman ve uzun anılara dalmalardan. Yorucu ve sıkıcı oluyor bu kısım benim için en azından. Bu kitapta kitabın bu geçişleri hariç konusu ilgi çekici tabiki The Man from Earth filmindeki konuyla benzer. O filmin özellikle ilkini kesinlikle tavsiye ederim bu arada. Bu kitaptaki karakter Tom un uzun hayat serüveninde yaşadıkları düşündükleri falan ilgi çekici olsa da bir insan yarım milyon yılı nasıl bu kadar depresif başkalarını geçtim kendine bile hayrı olmadan geçirebilir hayretlik verici bir durum bence Garip yani aklı başında bir tane işe yarar uzun ömürlü biri olaydı bari ama yokneredeyse çoğu ömrünün ilk 50 yıl sonrasını depresyon içinde savrularak geçirmiş ya da garip fantazilerle ve alkol uyuşturucu falan şaka gibi. Omai denen adam bir şeyler denemiş gerisi insanlığa sıfır katkı kendilerine de. Paranoya ile geçmiş yüzyıllar düşünün gerçekten korkunç okuduğuma memnunum lakin tekrar okumak isteyeceğim bir kurgu değil. Karakterler de benim için akılda kalıcı hiç değil. Bunun yerine okuduğum diğer iki kitabını tavsiye ederim. (insanlar - Gece Yarısı Kütüphanesi)
Zamanı Durdurmanın YollarıMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202215,2bin okunma
Puan vermedi
Yazarın Gece yarısı kütüphanesi kitabından sonra yeni bir efsaneyle dönmesi Bitmesin diye son 20 sayfayı yavaş yavaş okudum 80li yaşlarda ölen birinin ölüm sonrası, bebekliğinden başlayarak tüm yaşamını bir trende izlemesi…Bazı duraklarda durup bazı anıların içine hayalet olarak dahil olup izlemesi ama o anki farkındalığıyla!!! ,müdahale edemeden sadece gözlemci olarak.... Hayatımızı ölmüş halimizin farkındalığıyla yaşayabilmemiz hediye edilseydi nasıl olurdu? Gücün afrodizyak olduğu söylenir ama narkoz yerine geçiyorsa ve hissedebilen biri olmaktan çıkıp hırs odaklı yaşıyorsak nasıl olur?Şimdiye kadar tek bir “diem” bile “carpe” etmiş değilsek? Sorgulatan,düşündüren,anı yaşamanı öğütleyen, yeni kararlar aldıran bir hikaye Bayıldımmm…
Gece Yarısı TreniMatt Haig · Domingo Yayınevi · 2026165 okunma
Drina... Ebedî köprü, ölümlü insanlar...
Puan vermedi·354 syf.··
2026 3. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 17:06
Edebiyatın sadece kelimelerden ibaret olmadığını, aynı zamanda taşın, suyun ve zamanın da bir hafızası olduğunu bize en çarpıcı şekilde anlatan bir başyapıt: İvo Andriç'in Nobel ödüllü eseri *Drina Köprüsü*. Bu romanı klasik bir olay örgüsü veya tek bir başkahraman arayışıyla okumak, metnin barındırdığı sosyolojik ve psikolojik laboratuvarı ıskalamak demektir. Çünkü bu eserde başkahraman etten kemikten bir insan değil; doğanın o evcilleştirilmemiş, kaotik ve yıkıcı gücü olan Drina Nehri'ne vurulmuş estetik bir pranga, yani köprünün ta kendisidir. Metin boyunca bireysel ömürlerin faniliği ile köprünün temsil ettiği ebediyet arasındaki ontolojik tezada şahit oluyoruz. Roman, bizleri Osmanlı'nın bölgedeki mutlak hegemonyasından alıp, Avusturya-Macaristan'ın getirdiği rasyonel ama bir o kadar da sömürücü kapitalist moderniteye, Lotika'nın oteline, demiryolunun getirdiği toplumsal yabancılaşmaya ve en nihayetinde I. Dünya Savaşı'nın o korkunç yıkımına götürüyor. Köprünün ortasındaki "Kapiya" (Kapı) sosyal hayatın, ilk aşkların, siyasi tartışmaların kalbi olduğu kadar, iktidarın kanlı bir teşhir sahnesi. Burada ayrı bir parantez açmak istiyorum: Sabotajcı Radislav Andriç, iktidar ve şiddet diyalektiğini belki de edebiyat tarihinin en çarpıcı, en kan dondurucu sahnelerinden biriyle önümüze serer: Radislav'ın canlı canlı kazığa oturtulması. Unişte köyünden Radislav, angaryaya ve zulme isyan ederek köprü inşaatını geceleri sabote eden bir köylüdür. Yakalandığında, yozlaşmış bürokrasinin ve otoritenin yüzü olan Abid Ağa tarafından korkunç bir cezaya çarptırılır. Çingene cellat Mercan tarafından ustalıkla kazığa oturtulan Radislav, iskelenin tepesine dikilerek halka korku salacak bir "ibret anıtına" dönüştürülmek istenir. Ancak iktidarın biyopolitik şiddeti tam da burada
Drina Köprüsüİvo Andriç · İletişim Yayınevi · 20257,5bin okunma
10/10
·352 syf.·
2026 47. kitabı
Mutluluk, yaptığımız seçimlerin bir toplamı mıdır? Eser ilgi alanım olan kuantum fiziği, çoklu evrenler, schrödinger’in kedisi, dalga-parçacık ikiliği gibi kavramlar hikâyeye entegre edilmiş ve yaşamda yaptığımız seçimler üzerine kurulu, oldukça sürükleyici bir bilim kurgu gerilimiydi. Hikaye, Chicago'da yaşayan fizik profesörü Jason Dessen'in etrafında dönüyor. Jason, parlak bir bilim insanı olma potansiyeline sahipken, ailesi eşi Daniela ve oğlu Charlie için daha fazla vakit ayırmak için akademik kariyerinden vazgeçmiş ve sakin bir hayatı seçmiştir. Bir gece, eski bir arkadaşıyla buluşmaya giderken maskeli bir adam tarafından kaçırılır. Uyandığında kendini hiç tanımadığı bir dünyada bulur. Bu dünyada, ailesini kurmak yerine kuantum fiziği üzerine yaptığı çalışmalara odaklanmış ve kutu adını verdiği bilimsel çalışmaların merkezinde olan insanlar arası geçişi sağlayan bir teknoloji geliştirmiş, çok ünlü ve zengin bir bilim insanıdır. Kendi gerçekliğinden koparılmış tanımadığı başka bir evrendeki Jason'un yerine geçmiş bulunmaktadır. Ailesinin yanına dönmek için, diğer evrenlerdeki farklı Jason' ların yarattığı çoklu evren labirentinde, kendi geliştirdiği "kutu" teknolojisini kullanarak tehlikeli bir yolculuğa çıkar. Bu yolculukta birbirinden farklı kapılar açarak yolu hiç beklenmedik evrenlere, yaşam olasılıklarına açılır. Başarılı bir bilim insanı olduğu, hiç evlenmediği, farklı bir kariyer seçtiği veya çok daha karanlık yollara saptığı evrenler.
İnceleme
Karanlık MaddeBlake Crouch · ‎ İthaki Yayınları · 2026423 okunma
Reklam
Reklam