Aylar sonra sonunda bitirdim. Kitap 3 bölümden oluşuyor, son bölüm biraz daha heyecanlı ilerledi ama genel olarak çok yorucuydu. Asla akıcı değil belki bana öyle geldi. Kurulan distopya güzeldi, zaten son bölümde gerçek gibiydi ve okurken çok rahatsız oldum.
Ama genel itibari ile sevmedim.
Kitabı kapağı güzel diye almıştım, çok umutlu başladım. Beklediğim içerik değildi ama okumaya değer olabilirdi. Olmadı.
Yarısına kadar dayandım, çok yorucu ve Bestseller olmasına değecek kadar sıkıcıydı.
Hasta olan arkadaşının tedavisi için Himalaya dağlarından bir tedavi getirmesi gereken ana karakterin başından geçenler. Bir noktadan sonra dayanamadım ve atlayarak okudum. Finali klişeler doluydu. Okumaya değmez
Bu kitabın adı çok hoşuma gidiyor.
Ben çok severek okudum; Muazzez, Namık ve Sait in hikâyesini. Kitabın sonunda kısa hikayeler yer alıyordu keyifliydi
Herkesin okuyup kendini tartması gereken kitap kesinlikle. Her konu ilgili hadislerle gayet açık anlatılmış.
Gıybet konusu en uzun konuydu galiba ve okuduktan sonra her konuşmamda düşündüm, bundan nasıl kurtulabilirim diye.
Dedikodu ve ikiyüzlülük zaten direkt cehennemlik edecek iki konu.
60 sayfalık kısacık bir kitap. Ama hikayeler çok sıkıcı, ben okurken zorlandım. Bazıları yarım sayfa bile değil ona rağmen akmıyor kitap.
Tolstoy' un insan ne ile yaşar kitabını anımsattı ama hikaye finallerinde ders alacak ya da önem arz edecek bir şeyde yoktu.