Yazar 1940 ve 1990 yılları arasında yaşıyor. Bir bavul alarak Rusya'dan ABD'ye gidiyor ve aslında taşıyacak bir eşyası olmadığını fark ediyor. Hikaye böyle başlarken, Rusya'da geçen anılarını anlatmaya başlıyor.
Açıkçası beğenmedim, anıları anlatılacak ya da okunması gerekecek kadar bir şey ifade ediyor mu ki? Rusya'dan kaçıp Amerika'ya gitmesi o dönem içinde yazarı popüler yapmış diye düşünüyorum. Sıkıcıydı, ama yazarın bir kitabını daha okuyacağım, anıları olmadığını umarak ...
Aylar sonra sonunda bitirdim. Kitap 3 bölümden oluşuyor, son bölüm biraz daha heyecanlı ilerledi ama genel olarak çok yorucuydu. Asla akıcı değil belki bana öyle geldi. Kurulan distopya güzeldi, zaten son bölümde gerçek gibiydi ve okurken çok rahatsız oldum.
Ama genel itibari ile sevmedim.